MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   C.tesi Şub. 14, 2009 12:48 am

1. GİRİŞ
Fındık bademden sonra Dünyada en yaygın şekilde yetiştiriciliği yapılan sert kabuklu bir meyvedir. Ülkemiz ve özellikle Karadeniz Bölgesi ekonomisinde oldukça önemli yeri olan fındık, Orta Asya’dan göç eden Türkler tarafından önce Karadeniz sahillerine oradan da Yunanistan, İtalya ve İspanyaya taşınmıştır.
Türkiye dünyanın en önemli fındık üretici ülkesi olup, dünya fındık üretiminin yaklaşık %75’i, ülkemiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz Karadeniz Bölgesi fındık üretimi bakımından elverişli ekolojik şartlara sahiptir. Başta Giresun, Ordu ve Trabzon olmak üzere Karadeniz’e kıyısı olan hemen her ilde yetiştirilmektedir. Bu illerde fındık üretimi ve ticareti sosyo-ekonomik yapının lokomotifi durumundadır.
Dünya fındık üretimi 1960’lı yıllarda yaklaşık 250,000 ton civarında iken aradan geçen süre içinde %230 artarak son yıllarda ortalama 820,000 ton civarına yükselmiştir. 2000’li yıllarda üretimin %70’ini Türkiye, %17’sini İtalya %4’ünü ABD ve %3’ünü İspanya yapmaktadır. Son yıllarda özellikle devlet desteği ile Gürcistan ve Azerbaycan’da fındık dikim alanlarında hızlı bir artış yaşanmaktadır.
Fındık, tarım sektöründe, ihracatımızda ve döviz girdilerimizde daima ön planda yer almış ve halen tarımsal ürün ihracatımızda da ön sırayı işgal etmekte ve hatta bazı seneler birinci sırada yer almaktadır. 2005-2006 yılı kampanya döneminde 234.499 ton fındık karşılığı 1 milyar 938 milyon dolarlık bir ihracat geliri elde edilmiştir.
2. DÜNYA ÜRETİM VE TÜKETİMİ
2.1. Dünya Fındık Üretimi
Dünya fındık üretim alanları incelendiğinde yıllar itibarı ile artış olduğu görülmektedir. Dünya fındık ekim alanları son yıllarda 800.000 Ha alana yaklaşmıştır. Türkiye başta olmak üzere İtalya, ABD ve İspanya’da fındık tarımı geniş ölçüde yapılmaktadır.
Fındık üretimi ülkemizde gittikçe artan bir eğilimle yapılmaktadır. Her yıl üretim alanlarına yeni alanlar katılmaktadır. İta İtalya’da 2000-2006 döneminde fındık dikim alanları artmamış, aksine bir miktar azalmıştır. İspanya, ABD’de de durum aynıdır.



Dünya fındık üretimi ile ilgili istatistikler incelendiğinde, dünyada her yıl ortalama 800 bin ton fındık üretildiği görülmektedir. Bu üretim rakamları içerisinde ülkemiz dünya üretiminin her yıl ortalama %75 ini gerçekleştirmektedir.
Dünya Fındık Üretimi (Ton/Kabuklu)

2000-01 2001-02 2002-03 2003-04 2004-05 2005-06 2006-07
Türkiye 500.000 725.000 630.000 480.000 400.000 620.000 825.000
İtalya 80.000 130.000 100.000 80.000 133.500 65.000 130.000
İspanya 15.000 25.000 24.000 22.000 25.000 20.000 28.000
ABD 18.000 45.000 16.000 32.000 33.500 25.400 36.000
Gürcistan 14.200 11.400 13.900 14.800 8.300 16.400 23.500
Azerbaycan 13.300 16.000 16.000 19.900 5.500 28.000 25.000
Fransa 5.100 4.000 5.400 3.700 6.500 4.500 6.000
Yunanistan 2.500 2.800 2.400 2.200 2.500 1.800 1.800
Diğer 34.200 37.500 38.900 33.800 43.700 47.000 41.500
Toplam 682.300 996.700 846.600 688.400 658.500 828.100 1.116.800




2.2. Dünya Fındık Tüketimi
Dünyada yılda ortalama 380.000 ton civarında iç fındık tüketilmektedir. Dünya' da en çok fındık tüketen ülkeler Avrupa ülkeleridir. Fındık üretiminin %90'ından fazlasını tüketen bu ülkelerde, fındığın yaklaşık % 70’i çikolata, %20’si şekerleme ve pastacılıkta kullanılırken, % 10'u doğrudan kuru yemiş olarak tüketilmektedir. Almanya ve Rusya en büyük tüketici ülkeler olup bu ülkeleri Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya, İsviçre ve İskandinav ülkeleri izlemektedir.
Dünya Fındık Tüketim Rakamları (Ton/Kabuklu)
Yıllar Tüketim
2001 774.000
2002 772.000
2003 758.000
2004 743.000
2005 729.000
2006 850.000
2007 700.756
Kaynak: TMO-FAO-INC
3. TÜRKİYE FINDIK ÜRETİM VE TÜKETİMİ
Ülkemizde fındık üretimi genel olarak Karadeniz Bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Fındık tarımı yapılan bölgeler üç gruba ayrılmaktadır.



A-1. Standart Bölge: Bu bölge içerisinde Artvin, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu illeri girmektedir.
B-2. Standart Bölge: Samsun, Sinop, Kastamonu , Zonguldak, Bolu, Sakarya ve Kocaeli, Düzce, Bartın illerini kapsamaktadır.
C-3. Çerezlik Bölge: Başta İstanbul ve Bursa İlleri olmak üzere 25 kadar ilimizi kapsamaktadır.
Birinci standart bölge, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun Ordu illerinin sahil kesiminde dar bir şerit halindedir. Bu bölge aynı zamanda en eski fındık üretim bölgesi olarak bilinmektedir. Bu bölgede verim daha düşük, üretim dalgalanmaları da diğer bölgelere göre daha fazladır. Bunun nedenleri arasında arazilerinin eğimli olması ve buna bağlı olarak toprak kalınlığının az olması ayrıca fındık bahçelerinin gereğinden fazla yaşlı olması gelmektedir.
İkinci standart bölge, Samsun ilinin Terme ilçesinden başlayarak Kocaeli iline kadar devam eden sahil şeridini kaplamaktadır. Bu bölgede denize paralel yüksek dağlar bulunmadığından, fındık iç kısımlara kadar yayılmıştır. Bu bölgede fındık üretiminin geçmişi 40-50 yıla dayandığından bu bölgedeki bahçeler daha genç ve daha düzenli olup verim birinci standart bölgeye göre daha yüksektir. Ancak bu bölge standart fındık çeşidi yönünden zengin olmayan farklı tip ve çeşitte fındık türleri bulunmaktadır. Yine taban arazilerde taban suyunun yüksek olması ve drenaj koşullarının yetersiz olması nedeniyle yakın bir gelecekte fındık bahçelerinde lokal kurumaların meydana gelmesi kaçınılmazdır.
Çerezlik bölge, ülkemizin çeşitli illerine yayılmış olup üretildikleri il veya çevresindeki illerde tüketilmektedir.
1. standart bölge fındık üretiminin en yoğun olarak yapıldığı bölge olup toplam üretimde %60’lık paya sahiptir. Batı Karadeniz Bölgesini kapsayan II. Standart bölge toplam üretimin %40’ına yakın kısmını karşılamaktadır. III. Standart bölge ise ekonomik açıdan değil daha ziyade tüketim amaçlı olup istatistiki değer taşımamaktadır.
Türkiye'de Fındık Üretim Alanlarındaki Değişim (Hektar)
Yıllar Akçakoca Samsun Ordu Giresun Trabzon Diğer Türkiye



1980 95.000 40.000 141.500 100.000 48.500 - 425.000
2000 161.000 60.000 171.000 100.000 49.515 - 541.515
2001 162.000 63.000 171.000 100.000 49.515 - 545.515
2002 164.600 63.000 180.000 100.000 49.846 - 557.446
2003 167.200 65.000 188.000 101.000 49.846 - 571.046
2004 172.559 70.000 210.000 102.000 51.172 15.505 621.236
2005 172.559 70.000 210.000 102.000 51.000 15.505 621.236
2006 172.559 70.000 210.000 102.000 51.000 15.505 621.236
2007 172.559 70.000 210.000 102.000 51.000 15.505 621.236
2008 175.300 76.400 212.000 102.000 51.000 17.200 633.900
Kaynak: Fiskobirlik-TUİK-Tarım İl Müdürlükleri

Özellikle 1980’li yıllardan sonra fındıkta izlenen politikalar fındığı diğer tarımsal ürünlerden daha karlı duruma getirmiş ve fındık dikim alanlarının hızla genişlemesine sebep olmuştur. 1980 yılında 425 bin hektar olan dikim alanı yıllar itibarı ile artış göstermiş, 2008 yılında Tarım İl Müdürlükleri verilerinden 634 bin ha alana çıktığı görülmüştür. Türkiye genelinde ortalama %50 olarak gerçekleşen dikim alanı artışı bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. 1980-2003 yılları arasında Akçakoca Bölgesindeki artış oranı %82, Ordu’da %52, Giresun’da %2, Samsunda %42, Trabzon’da %6 olarak gerçekleşmiştir.


Türkiye’de Fındık Üretim Alanı, Üretim ve Verim Durumu
Yıllar Üretim Alanı
(Ha) Üretim
(Ton) Verim
(Kg/Da)
2002 557.446 600.000 107
2003 571.046 480.000 84
2004 621.236 350.000 56
2005 621.236 530.000 85
2006 621.236 661.000 106
2007 621.236 530.000 80
2008 633.900 728.500* 115
Kaynak: TUİK- Tarım İl Mürüdlükleri
*: TZOB tahmini

Ülkemiz fındık dikim alanındaki artışa paralel olarak fındık üretim de artmaktadır. 2004 yılında yaşanan don olayından dolayı bir önceki yıla oranla %27 oranında düşen rekolte dikkate alınmadığında Türkiye her yıl ortalama 620 bin hektar alanda 530 bin ton fındık üretmektedir.
Her yıl fındık üretiminin %60’ını karşılayan Doğu Karadeniz Bölgesi 2004 yılında toplam üretimin %28’ini ancak karşılayabilmiştir.
2006/07 kampanya döneminde alım yapmakla görevlendirilen Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2006/07 sezonunda 162 bin ton/kabuklu, 2007/08 sezonunda ise 167 bin ton/kabuklu olmak üzere 329 bin ton fındık alımı yapılmıştır. Alımı yapılan bu fındıklar TMO tarafından depolanmaktadır. 31.10.2007 tarihli ve 12757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile mevcut fındık stoklarının TMO tarafından yağlığa ayrılması ve oluşacak görev zararının Hazinece karşılanması hususunda TMO’ya yetki verilmiştir.
3.1. Üretim Sorunları
Önemli ihraç ürünümüz olan fındıkta aflotoksin önemli sorunlardan biridir. Fındıkta Aspergillus flavus ve Aspergillus paraticus adlı küfler insanlar için toksin olan “aflotoksini oluşturmaktadır. Kabuklu fındıkta aflotoksin gelişmesi ağaçta başlamakta, hasat işlemleri boyunca artmaktadır. Tüketici ülkeler ve dünya piyasaları kanserojen olan aflotoksin açısından riskli ürünlerde aflotoksin limitini sıfıra indirilmesini hedeflemektedirler. Bu hedef doğrultusunda Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) bünyesinde kurulan Gıda Kodeksi Komisyonu (Kodeks Alimentarius - CAC) 2004 yılında başlatmış olduğu çalışmaları tamamlayarak 2008 yılı içerisinde işlenmemiş üründeki alfotoksin oranını 15 ppb, işlenmiş ürünlerde ise 10 ppb olarak belirlemiştir. Daha önce bu oran işlenmemiş ürünlerde 10 ppb, işlenmiş ürünlerde ise 4 ppb olarak uygulanmaktaydı.
Bu durum fındığımızın AB ülkelerine ihracatını kolaylaştıracak ve aflotoksin sorunu nedeniyle iade edilen ürün miktarını azaltacaktır.
Ülkemiz için ekonomik değeri büyük olan fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracatta bulunduğumuz yeri koruyabilmemiz ve fındığın itibarının zedelenmemesi için aflotoksin oluşumu mutlaka engellenmelidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: Geri: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   C.tesi Şub. 14, 2009 12:49 am

Aflotoksin oluşumunu önlemek için; fındık çeşitleri hasat olgunluğuna geldiğinde, ayrı ayrı toplanarak harmanlamalı, yeni kurutma teknolojileri uygulamaya konulmalıdır. Fındık toprak üzerinde kurutulmamalı, beton zemin yada file yöntemi ile kurutulması teşvik edilmelidir. Fındık kurutma tesisleri yada üniteleri kurularak, fındık kurutulmasında yaşanan sıkıntılar giderilmelidir.
3.2. Türkiye Fındık Tüketimi
Fındık çoğunlukla çikolata sanayinde ayrıca pasta ve şekerleme, çerez olarak tüketilmektedir. Yağ sanayi, yem sanayi, kontralit sanayi, ve ayrıca petrokimya sanayi de kullanım alanlarıdır.
Dünya fındık üretiminde ilk sırada yer alan ülkemiz fındık tüketiminde oldukça düşük düzeyde kalmaktadır. Ülkemizde yılda 80 bin ton civarında fındık tüketilmektedir. Antep fıstığı, badem, ceviz ve kestane gibi ikame ürünlerin çok olması, tüketimi artırmaya yönelik çalışmalarının yetersizliği, fındığın kullanım alanlarının yaygınlaştırılamaması, halkın alım gücünün yetersizliği gibi birçok faktörler iç fındık tüketiminin artışını olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüzde üretilen fındığın sadece % 11-12’lik kısmı iç pazarda tüketilmekte ve kişi başına yıllık tüketim miktarı da 500-600 gr civarında kalmaktadır.
Türkiye Fındık Tüketim Rakamları (Ton/Kabuklu)
Yıllar Tüketim
2001 80.000
2002 80.000
2003 70.000
2004 60.000
2005 80.000
2006 80.000
2007 80.000
Kaynak: Fiskobirlik
Fındığın yurt içindeki tüketiminin ve ihracatının artırılması amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinasyonunda Fındık Tanıtım Grubu oluşturulmuştur. Sürdürülen reklam ve tanıtım faaliyetleri sayesinde tüketim miktarının artması beklenmektedir.
Fındık ürününde üretim potansiyelimizi iç ve dış pazarlarda daha iyi değerlendirmek amacıyla, tanıtım çalışmaları artırılmalı ve ihraç edilecek fındık ürünlerinde kalite ve standarttan ödün verilmemelidir. AB ülkelerinin yanı sıra üretim ve arz fazlası olduğu yıllar sıkıntı yaşanılmaması için deniz aşırı ülkelere özellikle Çin, Japonya Kore gibi Uzak Doğu ülkelerine fındık ihracatı yapılabilmesi için gerekli pazar araştırmaları yapılmalı ve Türk Fındığı adı ile tanıtım faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır. Türk fındığının ihraç politikası, natürel iç fındığın yanı sıra, işlenmiş mamul ve yarı mamul oranı artırılacak şekilde olmalıdır. İşlenmiş ürünlerde Türk fındığını öne çıkararak, markalaşma yoluna gidilmelidir.
Dünya ticaretinde gıda güvenliği ve kalitesi gibi unsurların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Hatta ticaret yapabilmenin ön koşulu haline gelmektedir. Ülkemizin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilebilmesi ve ihracat imkanlarının artırılabilmesi bakımından iyi tarım uygulamaları (EUREP-GAP), HACCP gibi gıda güvenliğini sağlamaya yönelik araçlar ile ISO 9000 gibi hem gıda güvenliği hem de kalite yönetim sistemleri yaygınlaştırılmalı, bu standartlar kapsamında üretim yapılması teşvik edilmelidir.
Fındık ihracatımızın önemli bölümünün AB ülkelerine yapıldığı, AB ülkelerinde de organik ürünlere olan talep de dikkate alındığında, organik fındık üretimine de gereken önem verilmelidir.
4. FINDIK DIŞ TİCARETİ
Dünya fındık ihracatının %88’i iç fındık olarak gerçekleştirilmektedir. Dünyada %12 oranında yapılan kabuklu fındık ihracatının önemli bölümünü ise ABD yapmaktadır. Ülkemizin kabuklu fındık ihracatı ise yok denecek kadar azdır.
Dünya fındık ihracatında ülkemiz ortalama %75’lik dilim ile ilk sırada yer almaktadır. Fındık ihracatımızda AB ülkeleri en önemli yeri tutmakta ve bu ülkelerin toplam fındık ihracatımızdaki payları yıllara göre değişmekle beraber, %80-85 düzeyinde gerçekleşmektedir. Fındık ihracatımız ülkeler itibarıyla incelendiğinde 91 ülkeye fındık ihracatı gerçekleştirilmektedir.
Dünya fındık üretiminde ilk sırada olan ülkemizin, yıllar itibarı ile fındık ihracat rakamlarına bakıldığında ortalama 250.000 ton civarında fındık ihraç ettiği görülmektedir.

Türkiye Fındık İhracat (Sezon İtibariyle)
Yıllar İhracat
Miktar (İç/Ton) Değer ($)
2001-02 255.893 636.027.664
2002-03 255.918 593.690.721
2003-04 217.176 878.754.034
2004-05 194.594 1.554.156.298
2005-06 236.499 1.938.551.061
2006-07 248.633 1.262.427.069
2007-08* 191.892 1.483.398.908
Kaynak: Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği
*: 01.09.2007-30.06.2008 tarihleri arası
2004 yılında yaşanan don afeti neticesinde ülkemiz fındık rekoltesinde yaşanan düşüş, dış piyasaları etkilemiş ve 2005-2006 sezonunda Karadeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre fındık ihracat gelirimiz altın yılını yaşamıştır. Bu sezon 236 bin ton fındık ihracatı karşılığında 1 milyar 938 milyon dolarlık gelir elde edilmiştir. 2006-2007 sezonunun ihracat verilerine baktığımızda, miktar olarak birbirine yakın rakamlar görülmesine karşın gelirimizde %36’lık bir düşüş görülmektedir. 2006-2007 sezonunda fındık ihracatından ülkemiz 1 milyar 262 milyon dolar gelir elde edilmiştir. 2007-2008 sezonunun bitimine 2 ay kala son ihracat verilerine bakıldığında ise geçen sezona oranla miktar olarak % 23’lük bir azalış olmasına rağmen ihracat gelirinde yaklaşık % 15’lik bir artış sağlanmıştır.
2004-2005 sezonunda ihraç miktarındaki düşüşe rağmen, ihraç değerindeki artış yaşanan don olayı sebebiyle fındık ürününün olmayışı ve dış piyasalarda fındık ton fiyatının 10.000 Doları aşmasından kaynaklanmıştır. Aynı zamanda Fiskobirliğin açıklamış olduğu alım fiyatı, dış piyasaları da etkileyerek fındık fiyatının artarak ihracat gelirimize yansımasını sağlamıştır.
Türkiye uzun yıllardan bu yana ve halen dünyanın en büyük fındık ihracatçısı durumundadır. 1980’li yıllara kadar ihracatın %90’ını kabuklu ve iç fındık içerirken, günümüzde yaklaşık 48 çeşit işlenmiş fındık ürünü dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç edilmektedir.
Zira birkaç yıl öncesine kadar fındık ihracatının %27’sini işlenmiş fındık oluştururken 2004 yılında bu oran %40’a ulaşmıştır. Geri kalan fındık ise (%60) iç fındık olarak ihraç edilmektedir. İhraç ettiğimiz kabuklu fındık ise yok denecek kadar azdır. Bu durum Türkiye’nin son yıllarda gelişen sanayi ve teknolojinin de etkisi ile fındık sanayine daha fazla önem vermeye başladığının bir göstergesidir. Ancak verilen bu önem daha fazla artırılarak %40 olan işlenmiş fındık ihracatı daha da artırılmalıdır.
Ülkeler Bazında Türkiye Fındık İhracatı
01.09.2006 - 31.08.2007 Tarihleri Arasında Kayda Alınan
Türkiye Fındık İhracatı
Miktar (Ton) Değer ($)
İTALYA 66.293 325.039.082
ALMANYA 59.510 294.379.148
FRANSA 21.655 111.358.020
BELÇİKA 11.928 55.956.382
İSVİÇRE 10.051 52.058.867
HOLLANDA 9.121 46.886.283
RUSYA 8.029 42.490.625
POLONYA 7.062 39.529.750
İNGİLTERE 5.891 36.171.959
AVUSTURYA 7.259 36.609.356
İSPANYA 5.364 26.979.770
ABD 4.767 24.771.713
TOPLAM* 248.633 1.262.427.049
Kaynak: Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği
*: Diğer İhracat yapılan ülkeler dahil toplamı
2006-2007 sezonunda gerçekleştirilen 248 bin ton fındık ihracatının %82’si AB üyesi ülkelere yapılmıştır. İtalya, Almanya ve Fransa ülkemizde üretilen fındığın en büyük alıcılarıdır.










Avrupa Piyasalarında İç Fındık Fiyatları
(Türk Levant Tipi FOB 100Kg/US $)
Aylar 2003 2004 2005 2006 2007
Ocak 225 385 830 843 510
Şubat 214 375 1.013 795 505
Mart 210 374 1.016 760 510
Nisan 220 405 970 725 545
Mayıs 222 533 968 630 630
Haziran 240 545 1.030 505 625
Temmuz 270 600 1.070 383 640
Ağustos 300 660 985 420 675
Eylül 350 665 905 440 710
Ekim 380 668 870 425 755
Kasım 375 695 850 437 765
Aralık 370 710 865 480
Kaynak: Fiskobirlik, Hamburg Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği
Yıllar itibarı ile Avrupa piyasalarında iç fındık fiyatlarına bakılacak olursa artan bir eğilim içerisinde olduğu görülmektedir.
Ülkemizdeki fındık hasadı diğer ülkelere göre daha erken gerçekleşmesi ve fındık fiyatının diğer üretici ülkelere göre daha erken açıklaması sebebiyle ülkemiz, dünya fındık fiyatını belirleyen ülke konumundadır. Buna bağlı olarak Türkiye’de açıklanan fındık fiyatı diğer üretici ülkelerce baz alınmaktadır. 2005 yılı Ocak ayından itibaren fındık fiyatlarının Avrupa piyasalarında 1000 Dolar/Ton’a yükseldiği görülmektedir. 2004-2005 yılında ciddi oranda yaşanan bu fiyat artışı ülkemiz fındık rekoltesinde oluşan düşüşten kaynaklanmıştır.
5. FINDIK DESTEKLEME POLİTİKASI
Ülkemizin önemli ihraç ürünü olan fındık, uzun yıllar boyunca devlet tarafından desteklenmiş destekleme görevi de 1938 yılında kurulan Fiskobirliğe verilmiştir.
Fiskobirlik 1964-1994 tarihleri arasında 30 yıllık dönem boyunca devlet destekleme alımları ile görevlendirilmiştir. 05 Nisan 1994 Ekonomik İstikrar Tedbirleri ile destekleme alım görevi sona ermiştir. Ancak, ürün alım faaliyetleri 1994 yılından itibaren DFİF’den sağlanan düşük faizli kredilerle desteklenmiş ve hükümetlerin de yönlendirmesi ile üreticilere fiyat desteğini sürdürerek hukuki düzenlemesi olmamasına rağmen, fiyat ilan destekli alımlara devam etmiştir.
Ancak, birliklerin her yıl büyük miktarlarda ürün satın aldıkları, yüksek miktarlarda stok maliyetleri ile karşı karşıya kaldıkları ve bu sebeplerle devleti zarara uğrattıkları gerekçesiyle Tarım Satış Kooperatiflerinin yasası 16 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4572 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Kanunun değiştirilmesinde amaç olarak ise, Birliklerin demokratik kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda, özerk ve mali yönden güçlü, tabandan tavana doğru sağlıklı bir örgütlenmeye sahip, piyasa koşullarında ekonomik etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde, faaliyetlerini sürdürebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi olarak gösterilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: Geri: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   C.tesi Şub. 14, 2009 12:50 am

Aflotoksin oluşumunu önlemek için; fındık çeşitleri hasat olgunluğuna geldiğinde, ayrı ayrı toplanarak harmanlamalı, yeni kurutma teknolojileri uygulamaya konulmalıdır. Fındık toprak üzerinde kurutulmamalı, beton zemin yada file yöntemi ile kurutulması teşvik edilmelidir. Fındık kurutma tesisleri yada üniteleri kurularak, fındık kurutulmasında yaşanan sıkıntılar giderilmelidir.
3.2. Türkiye Fındık Tüketimi
Fındık çoğunlukla çikolata sanayinde ayrıca pasta ve şekerleme, çerez olarak tüketilmektedir. Yağ sanayi, yem sanayi, kontralit sanayi, ve ayrıca petrokimya sanayi de kullanım alanlarıdır.
Dünya fındık üretiminde ilk sırada yer alan ülkemiz fındık tüketiminde oldukça düşük düzeyde kalmaktadır. Ülkemizde yılda 80 bin ton civarında fındık tüketilmektedir. Antep fıstığı, badem, ceviz ve kestane gibi ikame ürünlerin çok olması, tüketimi artırmaya yönelik çalışmalarının yetersizliği, fındığın kullanım alanlarının yaygınlaştırılamaması, halkın alım gücünün yetersizliği gibi birçok faktörler iç fındık tüketiminin artışını olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüzde üretilen fındığın sadece % 11-12’lik kısmı iç pazarda tüketilmekte ve kişi başına yıllık tüketim miktarı da 500-600 gr civarında kalmaktadır.
Türkiye Fındık Tüketim Rakamları (Ton/Kabuklu)
Yıllar Tüketim
2001 80.000
2002 80.000
2003 70.000
2004 60.000
2005 80.000
2006 80.000
2007 80.000
Kaynak: Fiskobirlik
Fındığın yurt içindeki tüketiminin ve ihracatının artırılması amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinasyonunda Fındık Tanıtım Grubu oluşturulmuştur. Sürdürülen reklam ve tanıtım faaliyetleri sayesinde tüketim miktarının artması beklenmektedir.
Fındık ürününde üretim potansiyelimizi iç ve dış pazarlarda daha iyi değerlendirmek amacıyla, tanıtım çalışmaları artırılmalı ve ihraç edilecek fındık ürünlerinde kalite ve standarttan ödün verilmemelidir. AB ülkelerinin yanı sıra üretim ve arz fazlası olduğu yıllar sıkıntı yaşanılmaması için deniz aşırı ülkelere özellikle Çin, Japonya Kore gibi Uzak Doğu ülkelerine fındık ihracatı yapılabilmesi için gerekli pazar araştırmaları yapılmalı ve Türk Fındığı adı ile tanıtım faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır. Türk fındığının ihraç politikası, natürel iç fındığın yanı sıra, işlenmiş mamul ve yarı mamul oranı artırılacak şekilde olmalıdır. İşlenmiş ürünlerde Türk fındığını öne çıkararak, markalaşma yoluna gidilmelidir.
Dünya ticaretinde gıda güvenliği ve kalitesi gibi unsurların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Hatta ticaret yapabilmenin ön koşulu haline gelmektedir. Ülkemizin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilebilmesi ve ihracat imkanlarının artırılabilmesi bakımından iyi tarım uygulamaları (EUREP-GAP), HACCP gibi gıda güvenliğini sağlamaya yönelik araçlar ile ISO 9000 gibi hem gıda güvenliği hem de kalite yönetim sistemleri yaygınlaştırılmalı, bu standartlar kapsamında üretim yapılması teşvik edilmelidir.
Fındık ihracatımızın önemli bölümünün AB ülkelerine yapıldığı, AB ülkelerinde de organik ürünlere olan talep de dikkate alındığında, organik fındık üretimine de gereken önem verilmelidir.
4. FINDIK DIŞ TİCARETİ
Dünya fındık ihracatının %88’i iç fındık olarak gerçekleştirilmektedir. Dünyada %12 oranında yapılan kabuklu fındık ihracatının önemli bölümünü ise ABD yapmaktadır. Ülkemizin kabuklu fındık ihracatı ise yok denecek kadar azdır.
Dünya fındık ihracatında ülkemiz ortalama %75’lik dilim ile ilk sırada yer almaktadır. Fındık ihracatımızda AB ülkeleri en önemli yeri tutmakta ve bu ülkelerin toplam fındık ihracatımızdaki payları yıllara göre değişmekle beraber, %80-85 düzeyinde gerçekleşmektedir. Fındık ihracatımız ülkeler itibarıyla incelendiğinde 91 ülkeye fındık ihracatı gerçekleştirilmektedir.
Dünya fındık üretiminde ilk sırada olan ülkemizin, yıllar itibarı ile fındık ihracat rakamlarına bakıldığında ortalama 250.000 ton civarında fındık ihraç ettiği görülmektedir.

Türkiye Fındık İhracat (Sezon İtibariyle)
Yıllar İhracat
Miktar (İç/Ton) Değer ($)
2001-02 255.893 636.027.664
2002-03 255.918 593.690.721
2003-04 217.176 878.754.034
2004-05 194.594 1.554.156.298
2005-06 236.499 1.938.551.061
2006-07 248.633 1.262.427.069
2007-08* 191.892 1.483.398.908
Kaynak: Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği
*: 01.09.2007-30.06.2008 tarihleri arası
2004 yılında yaşanan don afeti neticesinde ülkemiz fındık rekoltesinde yaşanan düşüş, dış piyasaları etkilemiş ve 2005-2006 sezonunda Karadeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre fındık ihracat gelirimiz altın yılını yaşamıştır. Bu sezon 236 bin ton fındık ihracatı karşılığında 1 milyar 938 milyon dolarlık gelir elde edilmiştir. 2006-2007 sezonunun ihracat verilerine baktığımızda, miktar olarak birbirine yakın rakamlar görülmesine karşın gelirimizde %36’lık bir düşüş görülmektedir. 2006-2007 sezonunda fındık ihracatından ülkemiz 1 milyar 262 milyon dolar gelir elde edilmiştir. 2007-2008 sezonunun bitimine 2 ay kala son ihracat verilerine bakıldığında ise geçen sezona oranla miktar olarak % 23’lük bir azalış olmasına rağmen ihracat gelirinde yaklaşık % 15’lik bir artış sağlanmıştır.
2004-2005 sezonunda ihraç miktarındaki düşüşe rağmen, ihraç değerindeki artış yaşanan don olayı sebebiyle fındık ürününün olmayışı ve dış piyasalarda fındık ton fiyatının 10.000 Doları aşmasından kaynaklanmıştır. Aynı zamanda Fiskobirliğin açıklamış olduğu alım fiyatı, dış piyasaları da etkileyerek fındık fiyatının artarak ihracat gelirimize yansımasını sağlamıştır.
Türkiye uzun yıllardan bu yana ve halen dünyanın en büyük fındık ihracatçısı durumundadır. 1980’li yıllara kadar ihracatın %90’ını kabuklu ve iç fındık içerirken, günümüzde yaklaşık 48 çeşit işlenmiş fındık ürünü dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç edilmektedir.
Zira birkaç yıl öncesine kadar fındık ihracatının %27’sini işlenmiş fındık oluştururken 2004 yılında bu oran %40’a ulaşmıştır. Geri kalan fındık ise (%60) iç fındık olarak ihraç edilmektedir. İhraç ettiğimiz kabuklu fındık ise yok denecek kadar azdır. Bu durum Türkiye’nin son yıllarda gelişen sanayi ve teknolojinin de etkisi ile fındık sanayine daha fazla önem vermeye başladığının bir göstergesidir. Ancak verilen bu önem daha fazla artırılarak %40 olan işlenmiş fındık ihracatı daha da artırılmalıdır.
Ülkeler Bazında Türkiye Fındık İhracatı
01.09.2006 - 31.08.2007 Tarihleri Arasında Kayda Alınan
Türkiye Fındık İhracatı
Miktar (Ton) Değer ($)
İTALYA 66.293 325.039.082
ALMANYA 59.510 294.379.148
FRANSA 21.655 111.358.020
BELÇİKA 11.928 55.956.382
İSVİÇRE 10.051 52.058.867
HOLLANDA 9.121 46.886.283
RUSYA 8.029 42.490.625
POLONYA 7.062 39.529.750
İNGİLTERE 5.891 36.171.959
AVUSTURYA 7.259 36.609.356
İSPANYA 5.364 26.979.770
ABD 4.767 24.771.713
TOPLAM* 248.633 1.262.427.049
Kaynak: Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği
*: Diğer İhracat yapılan ülkeler dahil toplamı
2006-2007 sezonunda gerçekleştirilen 248 bin ton fındık ihracatının %82’si AB üyesi ülkelere yapılmıştır. İtalya, Almanya ve Fransa ülkemizde üretilen fındığın en büyük alıcılarıdır.










Avrupa Piyasalarında İç Fındık Fiyatları
(Türk Levant Tipi FOB 100Kg/US $)
Aylar 2003 2004 2005 2006 2007
Ocak 225 385 830 843 510
Şubat 214 375 1.013 795 505
Mart 210 374 1.016 760 510
Nisan 220 405 970 725 545
Mayıs 222 533 968 630 630
Haziran 240 545 1.030 505 625
Temmuz 270 600 1.070 383 640
Ağustos 300 660 985 420 675
Eylül 350 665 905 440 710
Ekim 380 668 870 425 755
Kasım 375 695 850 437 765
Aralık 370 710 865 480
Kaynak: Fiskobirlik, Hamburg Ekonomi ve Ticaret Müşavirliği
Yıllar itibarı ile Avrupa piyasalarında iç fındık fiyatlarına bakılacak olursa artan bir eğilim içerisinde olduğu görülmektedir.
Ülkemizdeki fındık hasadı diğer ülkelere göre daha erken gerçekleşmesi ve fındık fiyatının diğer üretici ülkelere göre daha erken açıklaması sebebiyle ülkemiz, dünya fındık fiyatını belirleyen ülke konumundadır. Buna bağlı olarak Türkiye’de açıklanan fındık fiyatı diğer üretici ülkelerce baz alınmaktadır. 2005 yılı Ocak ayından itibaren fındık fiyatlarının Avrupa piyasalarında 1000 Dolar/Ton’a yükseldiği görülmektedir. 2004-2005 yılında ciddi oranda yaşanan bu fiyat artışı ülkemiz fındık rekoltesinde oluşan düşüşten kaynaklanmıştır.
5. FINDIK DESTEKLEME POLİTİKASI
Ülkemizin önemli ihraç ürünü olan fındık, uzun yıllar boyunca devlet tarafından desteklenmiş destekleme görevi de 1938 yılında kurulan Fiskobirliğe verilmiştir.
Fiskobirlik 1964-1994 tarihleri arasında 30 yıllık dönem boyunca devlet destekleme alımları ile görevlendirilmiştir. 05 Nisan 1994 Ekonomik İstikrar Tedbirleri ile destekleme alım görevi sona ermiştir. Ancak, ürün alım faaliyetleri 1994 yılından itibaren DFİF’den sağlanan düşük faizli kredilerle desteklenmiş ve hükümetlerin de yönlendirmesi ile üreticilere fiyat desteğini sürdürerek hukuki düzenlemesi olmamasına rağmen, fiyat ilan destekli alımlara devam etmiştir.
Ancak, birliklerin her yıl büyük miktarlarda ürün satın aldıkları, yüksek miktarlarda stok maliyetleri ile karşı karşıya kaldıkları ve bu sebeplerle devleti zarara uğrattıkları gerekçesiyle Tarım Satış Kooperatiflerinin yasası 16 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4572 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Kanunun değiştirilmesinde amaç olarak ise, Birliklerin demokratik kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda, özerk ve mali yönden güçlü, tabandan tavana doğru sağlıklı bir örgütlenmeye sahip, piyasa koşullarında ekonomik etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde, faaliyetlerini sürdürebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi olarak gösterilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: Geri: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   C.tesi Şub. 14, 2009 12:51 am

Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri yasasında yapılan bu değişiklikten Fiskobirlik ve dolayısıyla fındık üreticisi de nasibini almıştır. Fiskobirlik 2000-2001 yılı ürünü alımlarını, 2000 yılı bütçesinden tahsis edilen ödeneklerle oluşturulan Döner Fondan gerçekleştirmiştir.
Yine 2002 yılında fındık üreticisinin fiyat hareketlerinden korumak, piyasa istikrarını sağlamak amacıyla uygun görülen, 2002 yılı arz fazlası kabuklu fındığın devlet adına üreticiden satın alınması ve alımların Fiskobirlik aracılığıyla yapılması amacıyla Bakanlar Kurulu Kararı yayınlanmıştır. Devamında gelen 2003 ve 2004 yılı ürününü Fiskobirlik kendi imkanları ile alımlara devam etmiştir.
Yıllar itibariyle Fiskobirlik tarafından alınan fındığın alım fiyatları incelendiğinde, Birlikleri özerk hale getiren 2000 yılına kadar açıklanan fiyatlar üretici maliyetinin üzerinde iken, 2000 yılından itibaren 2004 yılına kadar üretici maliyetinin altında ürününü pazarlamak durumunda kalmıştır. 2004 yılında maliyetin üzerinde gerçekleşen rakam yaşanan don afetinden dolayı rekoltenin düşük gerçekleşmesinden kaynaklanmıştır. 2005 yılından itibaren Fiskobirlik, piyasaya etkinliğini koyarak maliyetinin üzerinde fiyat açıklamış ve ülkemizin azımsanmayacak derecede ihracat geliri elde etmesini sağlamıştır. 2006 yılına gelindiğinde Fiskobirliğin maddi sıkıntı içine girmesi ve kaynak bulamaması sonucu fındık fiyatları gerek iç gerek dış piyasalarda gerilemiş ve fındık üreticisi maliyetin altında yada maliyete yakın fiyatlarla ürününü satmak zorunda kalmıştır.
13 Kasım 2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TMO, Fiskobirlik stoklarında bulunan ve makbuz senedi düzenlenmiş olan, 2005 ve 2006 yılı Kabuklu fındıkları satın almakla görevlendirilmiştir. Bu doğrultuda, TMO Genel Müdürlüğü tarafından 2006/2007 üretim ve ihracat sezonunda piyasadan 162 bin ton kabuklu fındık alımı gerçekleştirilerek, arz fazlalığı sorununun fiyat istikrarı üzerindeki olumsuz etkileri azaltılmaya çalışılmıştır.
Tarihinde ilk defa fındık alımı ile görevlendirilen TMO 2006 yılında fındık alım fiyatını 4 YTL olarak açıklamıştır. 2007 yılında ise TMO kademeli fiyat uygulamasına geçmiş, ilk alım fiyatını 5,05 YTL fiyat açıklamıştır.
Fındık Alım Fiyatları ve Maliyeti (YTL)
Yıl Fiyat Artış % Maliyet* Üretim (Ton)
2002 1.61 4,20 2.04 600.000
2003 2.50 54,80 2.60 480.000
2004 5.05 102,0 3.69 350.000
2005 7.45 47,50 4.30 522.947
2006** 4.00 -46,30 3.54 650.000
2007** 5.05 26,25 4.59 530.000
Kaynak: Fiskobirlik
*: TZOB **: TMO Alım Fiyatı
6. BUGÜNE KADAR FINDIK SEKTÖRÜNDE UYGULANAN POLİTİKALAR
Devlet fındık üretiminin en uygun alanlarda yapılmasını ve üretimin talepteki gelişmelere göre yönlendirilmesini düzenlemek amacıyla, 1983 yılında 2844 sayılı Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanunu çıkarmıştır.
Kanunda, fındık üretimi yapılacak alanların, kalite özellikleri ile arazi kullanma kabiliyet sınırları dikkate alınarak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek alanlarla sınırlandırılacağı, konu ile ilgili olarak yayımlanacak yönetmelikte yeni fındık dikim alanlarının tespit ve ilanı ile yeni fındık bahçesi tesisine veya yenilenmesine izin verilme usul ve esaslarının düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Bu Kanun ile planlı bir fındık politikası uygulanması için gerekli hukuki altyapı oluşturulmuştur. İlgili Kanun uyarınca Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ise Bakanlar Kurulunun 1989 tarihli Kararı ile yürürlüğe girmiştir.
Fındık üretimine izin verilecek sahalar ise, Kanundan 10 yıl sonra 1993 yılında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir.
Tarım sektöründe başlatılan yapısal uyum çalışmalarını desteklemek amacıyla Dünya Bankası ile yapılan görüşmeler neticesinde, 2001 tarihinde Tarım Reformu Uygulama Projesi Anlaşması imzalanmıştır. Proje ile fındık üretiminden vazgeçerek, alternatif ürün yetiştirecek üreticilere destek imkanı sağlanmıştır.
Bu alandaki çalışmalara paralel olarak yayımlanan 2001 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile diğer Kararlar yürürlükten kaldırılmış ve sökülen fındık alanına önerilen alternatif ürünü eken veya diken üreticiye, fındıktan elde ettiği ortalama net gelir ile yeni ektiği veya diktiği alternatif ürünün ortalama net gelir farkının iki katı tutarında bedel ödenmesi ve bahsi geçen ödemelerin finansmanının uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan doğrudan mali kaynak ve/veya kredi yoluyla sağlanması hususları hüküm altına alınmıştır.
Yapılan bu anlaşma ile uyumlu olarak 2001 yılında yayımlanan diğer bir Bakanlar Kurulu kararı ile fındık üretimi yapılan kararname ekindeki illerin 1’inci, 2’nci ve % 6’dan daha az eğimli 3’üncü sınıf tarım arazilerinde tesis edilmiş fındık sahalarında Alternatif Ürün Programı uygulanması hüküm altına alınmıştır.
Daha önce de belirtildiği üzere, kanuni düzenlemeler fındık üretimine izin verilen alanların kontrol altına alınmasını sağlayamamıştır. Kanunun çıkarıldığı 1983 yılında yaklaşık 425.000 hektar olarak tahmin edilen fındık alanları, 2000’li yıllara gelindiğinde 620.000 hektara kadar yükselmiştir.
6.1. Destekleme Alımları ve Yağlık İşlemleri
Fındık alanlarının kontrol altına alınması yönündeki 2844 sayılı Kanuna rağmen, fındık sektörüne doğrudan yada dolaylı şekillerde devlet müdahalesinin devam etmesi arzın daha da artmasına neden olmuştur.
Piyasaya doğrudan müdahale destekleme fiyatı açıklamak ve arz fazlası üretimi, alım yoluyla piyasadan çekmek şeklinde olmuştur. Destekleme alımlarında Fiskobirlik 1994 yılına kadar doğrudan Devlet adına, 1995 yılından itibaren ise Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan aldığı kredileri kullanarak kendi nam ve hesabına fındık alımı yapmış ve talep fazlası fındığı piyasadan çekme görevini devam ettirmiştir.
Fiskobirliğin stoklarında bulunan arz fazlası fındıklar ise, 1988 yılından itibaren yağlık olarak değerlendirilmek üzere ayrılmış ve yağlığa ayırma işlemi sonucunda oluşan zarar Devlet tarafından üstlenilmiştir.
Fındık üreticilerinin kilogram başına gelirlerini 2 milyon TL tutarına yükseltebilmek amacıyla, 2002/4165 sayılı Karara istinaden yayımlanan 2002/41 sayılı Tebliğ uyarınca 2002 yılı Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinden faydalanmak üzere başvuran fındık üretici belgesine sahip fındık üreticilerine, dekar başına 25 milyon TL ödeme yapılması öngörülmüştür. Bu kapsamda fındık üreticilerine toplam 94,8 trilyon TL tutarında ödeme yapılmıştır.
Piyasaya dolaylı müdahaleler ise, Fiskobirliğe 1995 yılından itibaren Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan (DFİF) sağlanan krediler vasıtasıyla olmuştur. 1996 yılından 4572 sayılı Birlikler Kanununun çıkarıldığı 2000 yılına kadar Fiskobirliğin stoklarında bulunan talep fazlası fındığın yağlık olarak değerlendirilmesi ve yağlığa ayırma işlemi sonucunda Fiskobirliğin uğradığı zararın, Birliğin Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’na (DFİF) olan kredi borçlarına mahsup edilmesi için Bakanlar Kurulu Kararları çıkarılmıştır.
Piyasaya müdahaleler sonucunda Fiskobirlik, temel fonksiyonlarını kaybetmiş ve kooperatifçilik yapısından uzaklaşmıştır. Fiskobirlik faaliyet giderlerini, her yıl çıkartılan yağlık kararlarından elde ettiği gelirler ile sürdürmeye çalışmıştır.
6.2 Alternatif Ürün Programı
Devletin talep fazlası sorununa yönelik olarak, 2844 sayılı Fındık Üretiminin Planlanması Ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanun ve Kanuna dayanılarak yayımlanan Kararlar doğrultusunda uygulamalar yapamamasının başlıca sebebi kaynak sıkıntısı olmuştur. Bu nedenle, dış finansmanı Dünya Bankası’ndan sağlanan Tarım Reformu Uygulama Projesi (ARIP) kapsamında yaklaşık 150 milyon ABD Dolarlık kısmının fındık üretiminden alternatif ürünlere geçilmesi için kullanılması kararlaştırılmıştır.
Fındık üretiminde Batı ve Doğu Karadeniz bölgeleri arasında Batı Karadeniz lehine verim, topoğrafik yapı ve iklim koşulları arasında fark bulunduğu için, Alternatif Ürün Programının daha çok Batı Karadeniz bölgesinde ve ilgili mevzuat dahilinde fındık ekimine izin verilen alanlar dışında uygulanması uygun görülmüştür. Bu uygulama ile, arzın kontrol altına alınıp fiyatın artacağı varsayımıyla Doğu Karadeniz bölgesindeki üreticilerin gelirlerinde artış olması hedeflenmiştir.
Proje kapsamında, alternatif ürüne geçmek isteyen fındık üreticilerine bir kereye mahsus olmak üzere söküm, girdi ve tarla hazırlama olarak üç aşamada, toplam olarak 144 $/da ödeme yapılması planlanmışken; bu rakam 200 $/da seviyesine yükseltilmiştir.
2003 yılı Alternatif Ürün Programı uygulaması istenen sonucu verememiştir. Programın başarıya ulaşamama gerekçeleri olarak;
• Piyasaya müdahalelerin devam etmesi ve üreticide bu yöndeki beklentilerin sürmesi,
• Proje kapsamında sağlanan kaynakların üreticiyi tatmin etmemesi,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: Geri: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   C.tesi Şub. 14, 2009 12:52 am

• Fındık üretimi ile ilgilenen üreticilerin büyük bölümünün büyük şehirlerde yaşaması nedeniyle, fındığa göre daha zahmetli ve daha çok zaman gerektiren ürünlerin yetiştirilmesine rağbet olmaması
• Fındık üretim alanlarının bir kısmının kadastro geçmemiş alanlarda veya orman vasfını yitirmiş alanlar içinde olması nedeniyle, üreticilerin arazilerini kaybetme endişesi taşıması,
• Üreticilerde alternatif ürünlerin depolanması ve pazarlanması ile ilgili endişeler bulunması; alternatif ürünlerin fındık kadar gelir getirmeyeceği görüşünün hakim olması,
gerekçeleri ortaya konmaktadır.
Alternatif Ürün Programının başarı şansını artırmak için, programa katılacak üreticilerin prim uygulamasına konu ürünler yetiştirmesi halinde, ilave prim verilmesi gerekmektedir.
7. SONUÇ
Ülke nüfusunun 7-8 milyonunu doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren fındık, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinin coğrafik özellikleri nedeniyle alternatifsiz tek geçim kaynağını oluşturmaktadır. Ülkemizde fındığa verilen iç fiyat dünya fındık fiyatını belirlemektedir. Her yıl ülkemize en fazla döviz getiren tarım ürünü niteliğini taşımaktadır.
Son dönemdeki uygulamalar ülkemizin fındık piyasasındaki hakim konumunu kullanarak talebin kendine yönelmesini sağlayabildiğini göstermiştir. Yıllık ihracatın yaklaşık 255 bin ton seviyesine ulaşmış olması istikrarlı bir fiyat seviyesinde piyasaya büyük oranda hakim olabilme ihtimalini ortaya çıkarmıştır.
Kısa vadeli acil çözümler üretmek fındık ürününde gelecek yıllarda yaşanacak sıkıntıların çözümü olmamaktadır. Günün şartlarına uygun, gerçekçi, etkin ve uygulanabilir bir politika oluşturulmalıdır. Bu amaçla konuyla ilgili tüm tarafların temsil edildiği Ulusal Fındık Konseyi tarafından oluşturulacak politika istikrarlı bir şekilde uygulanmalıdır.
Bu yıl da olduğu gibi, arz fazlası sorununun yaşandığı yıllarda devlet milli ürününün arkasında olmalıdır. Devletin TMO kanalıyla fındık piyasasına müdahalesi, fındıkta bir duruş sergilemesi açısından olumlu bir yaklaşım olmuştur.
TMO’nun AB’deki gibi bir müdahale kurumuna dönüşmesi gerekmektedir.
Arz fazlası olan yıllarda piyasa istikrarını sağlamak üzere önlem alınmalıdır. Lisanslı depoculuk sistemi tüm olanakları ile bir an önce hayata geçirilmelidir. Arz fazlası olan yıllarda piyasa mekanizmasının işlemesi ve arzın zamana yayılarak fiyat istikrarının sağlanması suretiyle üreticilerimizin ve Ülkemizin menfaatlerinin korunması gerekmektedir. Fındık üreticilerinin, hububatta olduğu gibi emanet alım ve makbuz senedi karşılığı anlaşmalı bankalardan kredi kullanılması sistemi fındıkta da uygulanmalıdır.
Yapılacak düzenleme ile üreticinin lisanslı depolara emanete bıraktığı ürünler için depolama desteği verilmesi, talep eden üreticilerin kredi alabilmesi sağlanmalıdır.
Bununla birlikte, bazı sebeplerle makbuz karşılığı kredi imkanından faydalanmayı tercih etmeyen üreticiler fazla olursa, arz fazlası olan yıllarda lisanslı depoculuk sistemi piyasa istikrarını sağlamada yeterli olmayacağından, böyle durumlarda müdahale alımı ihtiyacı doğacaktır. O nedenle, uzun vadeli fındık politikamız içinde, ihtiyaç olduğunda başvurmak üzere, müdahale alımına da yer verilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
Ürün ihtisas borsaları, özellikle fındık gibi geleneksel ihraç ürünlerimiz için vazgeçilmez piyasa oluşumlarıdır. Ülkemiz dünya’da fındık piyasasının %75-80’ini oluşturuyorsa, burada tüm dünyanın fiyatları izleyebileceği, üretici ve tüccarın bir araya gelerek fiyat oluşumunu sağlayacağı, ürün ihtisas borsasının kurulması kaçınılmazdır.
Dünyada fındık üretiminde ve ihracatında ilk sırada yer alan ülkemiz bu avantajını tam olarak değerlendirememektedir. Dünya fındık tüketiminin üretiminden az olması sektörün en temel sorununun arz fazlası olduğunu göstermektedir. Bu sorun sadece ülkemiz değil, diğer üretici ülkeler için de sorun oluşturmaktadır. Ancak geçmiş yıllarda yaşanan bu sorunun yeniden oluşmasını önlemek için tanıtım faaliyetlerine gereken önem verilmelidir.
Bu amaçla oluşturulmuş olan Fındık Tanıtım Grubu’na gereken destek devlet ve özel sektör tarafından verilmelidir. Pazarlama faaliyetlerinin yetersiz oluşu nedeniyle arz fazlası ürünün elde kalmaması amacıyla alternatif pazarlar araştırılmalıdır. Özellikle Arap ülkeleri ve uzak doğu ülkelerinde pazar araştırmaları yapılmalıdır. İşlenmiş ürünlerde Türk Fındığını öne çıkararak, markalaşma yoluna gidilmelidir. İç talep yaratmanın yolları araştırılmalı, dışarıya yeterli miktarda mal sunulabilmelidir. Araştırma - geliştirme çalışmaları; talep yaratma, pazar araştırması ve ürüne yönelik çalışmalar, hem iç hem de dış pazarda yürütülmelidir.
Fındık ürünü yetiştirilen bölgelerde rakım sınırlaması öngören kararda 750 metre üstünde fındık dikimine müsaade edilmemekte, 750 metre üzerinde üretim yapan mevcut fındık üreticilerine de ‘Fındık Üretici Belgesi’ verilmemektedir.
Karadeniz Bölgesinde bulunan fındık arazilerinin yaklaşık %40’ı 750 metre rakımın üzerindedir. Bu bölgelerde başka tarımsal üretim olmadığı gibi arazi şartları fındık üretiminden başka tarımsal faaliyete de izin vermemektedir. Ancak o bölgedeki insanlar bu düşük verimle elde edeceği gelirle bu coğrafya da yaşamlarına devam etmektedir.
Bu nedenle 750 metre rakımını üzerindeki mevcut bahçelerin varlığı kabul edilmeli, yeni bahçe tesislerine izin verilmemelidir.
1983 yılında çıkarılan Fındık Üretiminin Planlanması Ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanun ile fındık üretiminin yapılacağı alanlar belirlenmiştir. Buna rağmen, fındık ekim alanları her yıl artmaktadır. Fındık dikim alanlarının sınırlandırılması amacı ile çıkarılan bu yasaya işlerlik kazandırılarak, hiçbir ilde yeni fındık bahçesi tesisine izin verilmemelidir.
Taban arazilerde sulama alt yapısı yok denecek kadar azdır. Alternatif olarak düşünülen ürünler sulamaya ihtiyaç olan ürünlerdir. Bu sebeple sulama alt yapısı bu bölgelerde hızla kurulmalıdır. Bu bölgedeki çiftçilerin üretecekleri alternatif ürünlerin pazarlamasında sıkıntı yaşayacağı unutulmamalıdır. Bu sebeple pazarlama kanalları tam anlamıyla oluşana kadar geçen süre içerisindeki gelir kayıpları karşılanmalıdır.
Taban arazide fındık üretimi yapan çiftçilerin, fındık ürününden elde ettikleri gelirin üzerinde bir gelir sağlanmadığı müddetçe, alternatif ürünlere yönelmeyecekleri ortadadır.
Bu sebeple taban arazide alternatif ürüne yönlendirilmek istenen çiftçilere verilecek destekler arttırılmalı ve bu konuda çiftçilerin bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
Her yıl yaşanan rekolte polemiklerine son vermek için Tarım Bakanlığı hızlı bir şekilde fındık üretim alanlarını tespit etmelidir. Bu alanların tespiti farklı kurumlar tarafından açıklanan rekolte tahminlerinde doğru sonuca varılmasını sağlayacaktır.
Mevcut fındık bahçelerinin optimum seviyeye ulaşması için Miras Hukukunda da gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bu sebeple Karadeniz Bölgesinde kadastro çalışmaları bir an önce yapılarak değerlendirmeler sonucu, Türkiye Tarım Politikası içerisinde fındık için özel bir statü içerisinde politika oluşturulmalıdır
Fındık konusunda en deneyimli kurum olarak Fiskobirlik ile işbirliği yapılmalıdır. Fiskobirliğin elindeki depolar ve tüm olanaklar kullanılarak, etkin ve hızlı bir alım yapılmalı piyasaya fındık arzının önü kesilerek fiyat düşüşünün önüne geçilmelidir.
Müdahale alımları için, fındık ihracatından yapılan Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kesintilerinin toplandığı fon kullanılmalıdır. Bu amaçla fındık ihracatından yapılan DFİF kesintisin 8 Cent’ten 10 Cent’e çıkarılması bu fona işlerlik kazandıracak ve müdahale alımlarında sıkıntı yaşanmamasını sağlayacaktır. Bundan sonra bu kaynak kredi verme yanında müdahale sistemi için de değerlendirilmelidir.
I. Standart bölge olarak tanımladığımız Ordu-Artvin bölümünü teşkil eden Doğu Karadeniz’deki fındık bahçelerinin yaşı 70 ve üzerindedir. Gençleştirme olarak yapılan uygulama dal budamadan ibarettir. Dallar gençleştirilmekle beraber aynı kökten yetiştikleri için verim artışı sağlanamamaktadır.
Bu bölgede fındık bahçelerinin tamamen kökten sökülerek yeniden dikilmek zorundadır. Bir fındık ocağının yeniden dikimle fındık vermeye başlaması 7–10 yıl arasında değişmektedir.
Doğu Karadeniz Bölgesinin dik ve yamaç arazilerinde fındıktan başka bir ürün yetişmediği bir gerçektir. Bu bölgedeki bahçelerin yenilenmesi verimi arttıracağı için üreticilerimizin gelirinin artması ve diğer bölgelerde fındıktan vazgeçerek başka ürünlere yönelmesinden dolayı ortaya çıkacak üretim açığının kapatılması için gereklidir.
Üreticilerimizin mevcut yaşlı bahçeleri Fındık Araştırma Enstitüsünün gözetiminde bölgeye uyumlu türlerle yenilenmesi sağlanmalıdır. Yaşlı bahçelerin yenilenmesi işlemi esnasında belirli süre gelir kaybına uğrayan üreticilere destekleme ödemesi yapılmalıdır. Bu kapsamdaki destekleme üreticileri bahçelerini yenilemeye yönlendirebilecek miktarda olmalıdır. Bu projenin finansmanı DFİF’den sağlanmalıdır.
Dünya ticaretinde gıda güvenliği ve kalitesi gibi unsurların önemi gün geçtikçe artmakta, hatta gıda güvenliği ticaret yapabilmenin ön koşulu haline gelmektedir. Ülkemizin sahip olduğu fındık potansiyelin değerlendirilebilmesi ve ihracat imkanlarının artırılabilmesi bakımından iyi tarım uygulamaları (EUREP-GAP), HACCP gibi gıda güvenliğini sağlamaya yönelik araçlar ile ISO 9000 gibi hem gıda güvenliği hem de kalite yönetim sistemleri yaygınlaştırılmalı, bu standartlar kapsamında üretim yapılması teşvik edilmelidir.
Fındık ihracatımızın önemli bölümünün AB ülkelerine yapıldığı, AB ülkelerinde de organik ürünlere olan talep de dikkate alındığında, organik fındık üretimine de gereken önem verilmelidir.
İhracatımızın büyük bir bölümünü yaptığımız AB pazarında fındık talebi genel olarak çikolata sektörünün kullanım miktarıyla sınırlı kalmaktadır. Fındığın kullanıldığı sanayide yeni yatırımlar yoluyla talepte bir genişleme oluşmadığı taktirde arz fazlası ürünün oluşması engellenemeyecektir.
Fındığın %65’ini natürel olarak ihraç etmekteyiz. Bu ülkemiz ihracatı için bir kayıptır. İşlenmiş ürünlere ağırlık vererek gelirlerimizi artırmalıyız. Bu nedenle işlenmiş fındık ürünlerine ihracatta desteği verilerek, işlenmiş fındık ihracatını artırmalıyız.



TZO
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK   Bugün 11:43 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
TÜRKİYE TARIM ÜRÜNLERİ RAPORU-FINDIK
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: TARIM-ÇİFTÇİ,ESNAF, SANAYİ-
Buraya geçin: