MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ****** ve Turizm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Yalova’ da ******’ ün yazlık evi…   Ptsi Şub. 02, 2009 4:55 pm

Bir pazar günü. ****** bir ağacın fazla büyümesi ve ahşap evi tehdit etmesi nedeniyle kesileceğini duyar.
Ancak ağacın korunması ve evin yerinin değiştirilmesi talimatını verir. Ve koca ev kızaklar üzerinde yer değiştirilerek hem ağaç hem de ev kurtarılır.

Resimlerde gördüğünüz beyaz kazaklı çocuğun babası (emekli bir subaydır) O resimleri çekmiştir. Yaşlılığı da görmüş olan o küçük çocuk artık hayatta değil…
Yıl 1929…
İşte bu gezinti sırasında, Millet Çiftliği (günümüzde ****** Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü) açıklarından geçerlerken sahildeki çınar,******’ün dikkatini çekti. Yatı durdurtan ******, yatın teknesi ile karaya çıktı. Çınar ağacının muhteşem görüntüsüne hayran kalmıştı. Yanındakilere, bu ağacın civarına küçük bir köşk yapılması talimatını veren ******, sonra tekrar Ertuğrul Yatı’na dönerek günlük programına devam etti.
Yapımına hemen başlanan köşk,12 Eylül 1929′da tamamlandı. 13 Eylül 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde: “Gazi Hazretleri’nin Yalova Millet Çiftliği’nde inşa edilen köşkü ikmal edilmiştir. ” şeklinde konuyla ilgili haber yer almaktadır. Bu habere göre köşk, ******’ün yapılsın dediği 21 Ağustos’tan 22 gün sonra tamamlanmıştır.
Yıl 1930…
******, çok beğendiği Yalova’da birkaç yıl önce yaptırdığı köşküne doğru çıkmaktadır. Bir de bakar bir bahçıvan, koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir.
Müdahale eder; “Yahu,..” der “…sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetişdirdin mi ki kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve niye ?”
Bahçıvan der ki; “Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura bakmayın ama biz ağacı kesiyoruz.”
******, bir an düşünür; “Hayır gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız” der.
Derler ki, “Bugün Mustafa Kemal bir hoş. Ne demek köşkü tutupta ağaçtan uzaklaştırmak?”
Bu görev İstanbul Belediyesi’ne verildi. O sıralarda Belediye Fen İşleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey’di. Onun direktifleri ile Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlendi. Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey, yanına aldığı teknik elemanları ile Yalova’ya gelerek çalışmaya başladı.

Önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak temel seviyesine inildi. İstanbul’dan, köprü altından getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Santim santim yapılan çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu..
******, zaman zaman bu çalışmaları izliyordu. O günlerde Paris Büyükelçisi olan Fethi (Okyar) Bey, kendisini ziyarete geldi. Fethi Bey, hatıralarında bu ziyareti sırasında köşkte yapılan çalışmalar ile ilgili şunları aktarmıştır:
“….24 Temmuz 1930 günü öğleden sonra Gazi, beni otomobil ile Yalova’daki çiftliklerini gezdirdi. Araziyi, yapılan binaları ve altına kazıklar konularak bir küçük köşkün mevkiini beş on metre değiştirmek için nasıl çalışıldığını gördük. Sonra köşkün yanında kurulmuş olan eski sultanlara ait iki güzel çadırın içinde istirahat ettik. Çadırların her biri nefis sanat eseri idi. Biraz istirahatten sonra, otomobil ile Yalova Kaplıcaları’na döndük….”

Şehremaneti Fen Heyeti (Belediye Fen İşleri) 7 Ağustos 1930 Perşembe günü Yalova’ya bir gezinti düzenledi. Bu geziye İstanbul’da bulunan bütün mimar ve mühendisler davet edildi. Köşkün yürütme çalışması, olasılıkla ******’ün isteği ile mühendislerin önünde yapılacaktı.

Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapıldı. 8 Ağustos 1930 Cuma günü öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırıldı.

11 Ağustos 1936 günü yapılan son işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (ATADAN) Hanım, Affet (İNAN) Hanım, Yunus Nadi (ABALIOĞLU), Muhafız K. İsmail Hakkı (TEKÇE), Yaver Bnb. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler.

O gün yapılan işlemlerden sonra çınar kesilmekten kurtulur.
Gazi Mustafa Kemal, bu işlemin tamamlanıp çınar ağacının dallarını kesilmekten kurtardıktan sonra kendisine bunun nedenini soranlara cevabı şu olmuştur: “Ağaç çınardır. Çınar ise devlet !… ”
Ve ******, 11 Haziran 1937’de şahsına ait bütün taşınamaz mallar gibi bu Köşkü de Türk Milletine bağışlar.

Diğer tüm köşkler gibi ‘Yürüyen Köşk’ de bugün halen müze olarak korunmaktadır.
Halk arasında “YÜRÜYEN KÖŞK” olarak tanınan bina, Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12/07/1980 gün ve 122238 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları arasında sayıldı ve tescili yapıldı.
Yalova Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Yalova Belediye Başkanlığı arasında, 24 Aralık 2004 tarihinde yapılan protokolle de Yürüyen Köşk, Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Denize bakan yönde toplantı salonu dikkati çeker. ******’ün çok sevdiği gramofonu da buradadır. Bu salonun denize bakan üç yanı da boydan boya kristal camlı kapılarla kaplıdır. Giriş kapısının hemen sağındaki ahşap merdivenlerden üst kata çıkılır. Merdiven altında yarı bodrum şeklinde dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunmaktadır. Demir dökümlü, dereceli ve termostatlı kazanda ısınan su, borular ile üst kata çıkmaktadır.
Yıl 1929...

****** Yalova'ya ilk kez geldiği 19 Ağustos 1929 günü, önce Termal'e gitmiş, oradan Baltacı Çiftliği'ne geçmişti. 20 Ağustos 1920 günü de, önce Millet Çiftliği'ne gitmiş, oradan Termal'e ve müteakiben Koru'ya bir gezinti yaptıktan sonra İstanbul'a dönmüştü. 21 Ağustos 1929 günü İstanbul'dan Bursa'ya gidecekti. Sabah saat 09.00'da Ertuğrul yatı ile Dolmabahçe'den hareket edildi. Marmara'da küçük bir gezinti yapıldıktan sonra Yalova İskelesi'ne çıkılacak, buradan da karayolu ile Bursa'ya geçilecekti.

İşte bu gezinti sırasında, Millet Çiftliği (günümüzde ****** Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü) açıklarından geçerlerken sahildeki çınar,******'ün dikkatini çekti. Yatı durdurtan ******, yatın teknesi ile karaya çıktı. Çınar ağacının muhteşem görüntüsüne hayran kalmıştı. Yanındakilere, bu ağacın civarına küçük bir köşk yapılması talimatını veren ******, sonra tekrar Ertuğrul Yatı'na dönerek günlük programına devam etti.

Yapımına hemen başlanan köşk,12 Eylül 1929'da tamamlandı. 13 Eylül 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde: " Gazi Hazretleri'nin Yalova Millet Çiftliği'nde inşa edilen köşkü ikmal edilmiştir. " şeklinde konuyla ilgili haber yer almaktadır. Bu habere göre köşk, ******'ün yapılsın dediği 21 Ağustos'tan 22 gün sonra tamamlanmıştır.



Yıl 1930...

******, çok beğendiği Yalova'da birkaç yıl önce yaptırdığı köşküne doğru çıkmaktadır. Bir de bakar bir bahçıvan, koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir.

Müdahale eder;“Yahu,..” der “...sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetişdirdin mi ki kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve niye ?”

Bahçıvan der ki; “Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura bakmayın ama biz ağacı kesiyoruz.”

******, bir an düşünür; “Hayır gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız” der.

Derler ki, "Bugün Mustafa Kemal bir hoş. Ne demek köşkü tutupta ağaçtan uzaklaştırmak ?"

Bu görev İstanbul Belediyesi'ne verildi. O sıralarda Belediye Fen İşleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey'di. Onun direktifleri ile Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlendi. Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey, yanına aldığı teknik elemanları ile Yalova'ya gelerek çalışmaya başladı.


Önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak temel seviyesine inildi. İstanbul'dan, köprü altından getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Santim santim yapılan çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu.




******, zaman zaman bu çalışmaları izliyordu. O günlerde Paris Büyükelçisi olan Fethi (Okyar) Bey, kendisini ziyarete geldi. Fethi Bey, hatıralarında bu ziyareti sırasında köşkte yapılan çalışmalar ile ilgili şunları aktarmıştır:

"....24 Temmuz 1930 günü öğleden sonra Gazi, beni otomobil ile Yalova'daki çiftliklerini gezdirdi. Araziyi, yapılan binaları ve altına kazıklar konularak bir küçük köşkün mevkiini beş on metre değiştirmek için nasıl çalışıldığını gördük. Sonra köşkün yanında kurulmuş olan eski sultanlara ait iki güzel çadırın içinde istirahat ettik. Çadırların her biri nefis sanat eseri idi. Biraz istirahatten sonra, otomobil ile Yalova Kaplıcaları'na döndük...."


Şehremaneti Fen Heyeti ( Belediye Fen İşleri ) 7 Ağustos 1930 Perşembe günü Yalova'ya bir gezinti düzenledi. Bu geziye İstanbul'da bulunan bütün mimar ve mühendisler davet edildi. Köşkün yürütme çalışması, olasılıkla ******'ün isteği ile mühendislerin önünde yapılacaktı.




Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapıldı. 8 Ağustos 1930 Cuma günü öncelikle yapının teras bölümü ( toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm ) kaydırıldı.




11 Ağustos 1936 günü yapılan son işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (ATADAN) Hanım, Affet (İNAN) Hanım, Yunus Nadi (ABALIOĞLU), Muhafız K. İsmail Hakkı (TEKÇE), Yaver Bnb. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler.


O gün yapılan işlemlerden sonra çınar kesilmekten kurtulur.

Gazi Mustafa Kemal, bu işlemin tamamlanıp çınar ağacının dallarını kesilmekten kurtardıktan sonra kendisine bunun nedenini soranlara cevabı şu olmuştur: " Ağaç çınardır. Çınar ise devlet !... "

******, 11 Haziran 1937’de şahsına ait bütün taşınamaz mallar gibi bu Köşkü de Türk Milletine bağışlar.

Diğer tüm köşkler gibi ‘Yürüyen Köşk’ de halen müze olarak korunmaktadır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: ****** ve Turizm   Ptsi Şub. 02, 2009 4:59 pm

******çü düşüncede turizm olayının gelişimi için bütün kolaylıklar mevcuttur. Barış, güvenlik, demokrasi her iki sistemde ortak buluşma noktasıdır. “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi, ******çü düşünce-turizm bağlamında “Yurtta Turizm, Dünyada Turizm” şeklinde ele alınabilecek niteliktedir. “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi Türkiye’nin barışçı bir ülke olarak imajına olumlu bir katkıda bulunduğu gibi, ******çü düşüncenin diğer bileşenleri, lâiklik, Türk dış politikası gibi, aynı olumlu imajı destekler niteliktedir. Bu çerçevede, Türk turizminin bir sloganı da “******’ün ülkesine hoş geldiniz” olmalıdır.


******çü düşünce gençlere önem verir. Kapsam olarak geniş anlam içeren gençlik kavramı, ******çü düşünce-turizm bağlamında biyolojik olarak belirli bir yaş dilimine karşılık gelmektedir. ******çü düşüncede gençler, geleceğin teminatıdır ve belirli özelliklere sahiptirler. Gençlik turizmi bu özelliklerin güçlendirilmesi yönünde olumlu bir etkiye sahip olacaktır. Ayrıca “****** Tur Güzergâhı” üzerinde düzenlenecek “Sosyal Nitelikli Gençlik Miras Turizmi” gençlerin ******’ü anlaması, Türk benliğinin oluşması ve korunması konusunda önemli katkı sağlayacaktır.


******çü düşünce kültüre, dolayısıyla kültür turizmine önem vermektedir. Kültür turizmde her dönemde önemli bir eleman olmakla birlikte, asıl önemini 1980’li yıllarda kazanmıştır. ******çü düşünce kültür turizminin başlıca çekicilikleri sayılacak, tarihî mekânların bulunmasına, anıtlara, müzelere ve sanata önem vermiş; dolayısıyla kültürel turizm için altyapı sağlamıştır. Bu düşünce sistemine göre Türk insanı, dünya kültürleri içinde zengin bir potansiyeldir. Buna bağlı olarak farklı kültürleri tanımak ve ziyaret amaçlı seyahatlerin meydana gelmesi potansiyeli yüksektir. ******çü düşünce kültürel varlıkların, korunmasının bunların kullanımı ile gerçekleşebileceği düşüncesine sahiptir. Kullanma ile birlikte koruma düşüncesi, turizmde, özellikle kültür turizminde, son zamanlarda yaygın uygulama alanı bulan bir düşüncedir.


******çü düşünce sistemi çevreye duyarlıdır. Bu nedenle ******çü düşünce sisteminde “turizmi turizm yok eder” ifadesinin yeri yoktur. Bu düşüncede “turizm ve çevre birbirini seven kardeşlerdir”. Buna bağlı olarak ekoturizm ******çü düşünce-turizm olgusunun önemli bir bileşenidir.


İLAVE: Kemalizm’i sadece geçmişte yaşanmış bir parlak olay olarak görmek hem yetersiz hem de yanlıştır. Önemli olan; Türk toplumunu her alanda modernleştirmenin reçetesini içeren Kemalizm’in günlük hayata uygulanmasıdır. Türk toplumunun, örneğin, turizm hedeflerine ulaşması için otel, motel, yol, otomatik telefon, su, yeterli demiryolu ve hava yolu gibi altyapı tesisleri ile çağdaş seviyeye getirilmesi lâzımdır”. Giritli’nin turizm konusunda tespit ettiği altyapı ile ilgili konular, hiç kuşkusuz, önemlidir. Ancak konunun, turizm, ******çü düşünce açısından ele alındığında çok daha kapsamlı olduğu görülmektedir. Bu çalışma, ******çü Düşünce konusunda yapılan ve yukarıda ifade edilen ana başlıklara bir başka başlık daha ilâve etmeyi amaçlamakta; ******çü Düşünce ve Turizm konusunu ele almaktadır. Çalışma teorik bir çalışma olup; esas kaynak ******’ün Söylev ve Demeçleri ile ******çü Düşünce adlı kitap olmuştur. Ancak her iki kavramın da çok kapsamlı oluşu, konunun sınırlı tutulmasına neden olmuştur. Bu makalede ******çü düşünce sisteminde turizmin yeri irdelenmekte, turizm şekil ve çeşitlerinden gençlik turizmi, kültürel turizm ve ekoturizm konusu ele alınmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Yalova’ da ******’ ün yazlık evi…   Ptsi Şub. 02, 2009 5:29 pm

Yalova’ da ******’ ün yazlık evi…





Ağaç ve ******



****** Yalova'da tavla oynarken ...



En son CUMHURİYET tarafından Ptsi Şub. 02, 2009 5:30 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi (Sebep : Resim link...)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ****** ve Turizm   Bugün 6:01 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
****** ve Turizm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ŞAİR ATATÜRK
» ******'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi
» rumeli
» YasEMinİn haYAtI
» ******E BiRGüN SORARLAR

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: ÇEVRE DOĞA VE TURİZM-
Buraya geçin: