MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HALKEVLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: HALKEVLERİ   Ptsi Şub. 02, 2009 4:01 pm

Cumhuriyet Halk Fırkası'nın (CHP)'nın 10-18-Mayıs-1931 tarihleri arasında toplanan 3. Kurultayında, Türk Ocakları'nın işlevini tamamladığı için kapatılarak yerine, Halkevlerinin açılması kararlaştırıldı. Halkevlerinin başlıca amaçları; Türk milletini yeni ülküler etrafında toplamak, halk arasında kültür ve düşünce birliğini sağlamak, ****** devrimlerinin benimsenmesini gerçekleştirmek, Cumhuriyetin kültür atılımını yapmak, kır-kent ve köylü-aydın ikiliğini ortadan kaldırmak olarak özetlenebilir. 19 Şubat 1932'de ilk Halkevi Ankara'da açıldı. 1931-1952 yılları arasında 478 Halkevi (biri Londra'da) 4322 Halkodası açıldı. CHP'nin desteğinde örgütlenen Halkevlerinin çalışmaları, dokuz şube halinde düzenlendi: Dil-Edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım, halk dershaneleri ve kursları, kütüphane ve yayın, köycülük, tarih ve müze. Halkevleri 1952'de kapatılıp, 1960'ta tekrar açıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: RESİMLİ HALK EVLERİ   Ptsi Şub. 02, 2009 5:12 pm

Görsel olarak Halk Evleri







Türk Ocağı daha sonra İzmir Halk Evi ...



Tunceli Pertek Halk Evi önünde






Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: 1. Bölüm   Ptsi Şub. 02, 2009 5:18 pm

Halk eğitiminde bir iletişim modeli;
Halkevleri

19 Şubat 1932’de kurulmaya başlayan Halkevleri ilk olarak 14 ilde açılmıştır. Daha sonra sayıları artmış, Halkevleri açılmayan küçük yerleşim birimlerinde de Halkodaları açılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir yan kuruluşu olarak etkinlik gösteren Halkevleri, Kemalist ideoloji ve bu ideolojinin ürünleri olan inkılapları halka yaymak ve yerleştirmek amacındaydı. Halkevleri Demokrat Parti tarafından 1952 yılında kapatılmıştır.

“Halkevleri’nin bir odasından halk türküleri taşarken, bir yan odasından Mozart sesi duyulur, ama hiçbir odadan gazel sesi duyulmaz.”
C.A. Kansu

****** devrimlerinin kitlelere götürülmesinde sadece okul eğitiminin yeterli olmadığı anlaşılınca bir halk eğitimi sistemi örgütlemenin gereği ortaya çıkıyordu. Halk eğitimindeki amaç ****** devrimlerini ve demokrasiyi tabana yaymaktı. Dünyadaki çeşitli halk eğitim okulları ve merkezleri incelendikten sonra böyle bir sistemin benzerinin Türkiye’de de kurulması kararlaştırıldı.

Öncelikle “Türk Ocakları” gündeme geldi, ****** bu örgütleri çağdaş ve gerçekçi bir ulusçuluk akımına yöneltmek istedi. Bu örgütleri Cumhuriyet yönetiminin bir parçası yaparak, ulusçuluğun yanı sıra halkçılığı da bu örgütün çatısı altında örgütlemeye çalıştı. Ancak Türk Ocakları’nın kökleri, 1910’lu yıllara ve Osmanlı dönemine dayanıyordu. Osmanlı İmparatorluğu içindeki ulusçu, ayrılıkçı hareketlere karşı Turancı bir felsefe izliyorlardı. Türk Ocakları, imparatorluğun son dönemlerinde bazı olumlu işlevleri yerine getirmiş olmalarına rağmen, Cumhuriyet’in ilanından sonra ırkçı, Turancı ve dinci kesimin toplandığı merkezler olmuşlardı. Bu merkezlerde örgütlenen kişiler ****** devrimlerine karşı çıkıyor, geçmişin kalıntılarını yeniden canlandırmak istiyorlardı.

****** bu örgütlerin cumhuriyetin ilanından sonra da varlıklarını sürdürmesini istiyordu. Bu örgütlerin saltanat ve hilafet özlemi çeken merkezlere dönüşmesi, kendisinden beklenen toplumsal ve kültürel görevleri yerine getirememesi ******’ün bu isteğini gerçekleştirmesine engel oluyor ve geriye Türk Ocaklarının kapatılmasından başka çözüm yolu kalmıyordu. Oysa ki bu örgüt kurulduğu zaman bünyesinde önemli sanat ve düşün adamlarını bir araya getirmişti. 24 Mart 1931 günü, ****** açıkladığı bir genelge ile ülke çapındaki bütün Türk Ocaklarının tüzel kişiliğine son veriyor ve bunları Cumhuriyet Halk Partisi ile birleştiriyordu.

19 Şubat 1932’de kurulmaya başlayan Halkevleri ilk olarak 14 ilde açılmıştır. Daha sonra sayıları artmış, Halkevleri açılmayan küçük yerleşim birimlerinde de Halkodaları açılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bir yan kuruluşu olarak etkinlik gösteren Halkevleri, Kemalist ideoloji ve bu ideolojinin ürünleri olan inkılapları halka yaymak ve yerleştirmek için kurulmuştur. Halkevleri ile Kemalist ideoloji ve inkılaplara dayanan “yeni toplumsal yaşam”, bu yaşamın getirdiği anlayış ve alışkanlıklar topluma benimsetilmeye çalışılmıştır.

Yurttaşların tek bir aile olarak toplanacakları yer...

Halkevlerinin kuruluş yılı olan 1932’de ilk planda açılan 14 Halkevinin nasıl çalışmalar yaptığı değil, nasıl çalışmalar yapması gerektiği konusunda çalışmalar yapılmıştır. Geleceğe yönelik plan ve programlar hazırlanmış, bir dahaki dönem çalışmaları belirlenmiştir.

Başbakan İsmet İnönü Halkevlerinin önemini şu sözlerle açıklamaktadır: “Silahlı gücünden, her türlü baskı gücünden daha etkili olan nokta, inancıma göre Halkevleri gibi kurumlardır. Düşüncelerle bütün ulus içinde ulusal yaşamın kazanacağı birlik, yükseklik ve sağlamlıktır. Her silahtan üstün olan budur. ”

İnönü, 1934 yılında yaptığı bir açıklamada Halkevleri’nin özünü şöyle açıklamaktadır: “Bu yurdun yüzyıllardan beri gereksindiği şey, yurttaşların tek bir aile gibi toplanarak, orada yurdun ilerlemesine yarayacak temel etkinlikleri birlikte düzenlemeleri ve birlikte izleyip uygulamalarıdır. Halkevleri bütün yurttaşların ortak malıdır. Halkevlerimizin temiz, verimli, ilerler bir durumda olması; bütün devlet görevlilerinin, yurttaki bütün aydın kesimin, bütün ilerlemek isteyen öğelerin ortak malı, ortak aracı oluşundadır. ”

Anadolu halkının Batılılaşmaya ve modernleşmeye gösterdiği ilgisizlik, 1924 ve 1930 yıllarında kurulan iki muhalefet partisine –Terakkiperver Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası- gösterilen popüler ilgi, Cumhuriyet reformcularının, haklı Anadolu kitlelerin günlük sembolik rejiminden kurtarmak ve inkılapları benimsetmek için rejimi taşıyacak kurumlara ihtiyaç duymasına neden olmuştur. Halkevlerinin kuruluşunun temel nedeni, “****** Devrimlerinin ve Cumhuriyet dönemi kültürünün Anadolu’ya yayılması ” olduğu kadar, Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasından sonra ortaya çıkan iktidar ile halk arasındaki kopukluğu gidererek, tek parti ideolojisini halka benimsetmektir.

Bunun için resmi bir ulusal eğitimin yanı sıra, yaygın bir halk eğitimi gerekliydi. CHP’nin 1940 yılında yayınladığı Halkevleri Talimatnamesi’nde de bu konuya değinilmiş; partinin görüşüne ve milli özelliklere uygun yollardan yürüyecek resmi bir eğitimin yanı sıra bir halk terbiyesi gerektiği belirtilmiştir.

Geçmişin izlerini silmek “Osmanlı toplum yapısının karmaşık dokusundan, Türk’e ilişkin değerleri ayıklayıp bir ulus yaratmak”, “Türk kültür ve sanat değerlerini ****** Devrimleri’nin ve ülkücülüğünün ışığı altında yaşamak ve yaşatmak ” Halkevleri ile amaçlanan değişimlerdir.

Halkevleri, kaynağını Osmanlı’dan alan dinsel muhalefetin, siyasal ve kamusal alanda tarihsel köklerinden koparılması, gayrimeşru konuma itilmesi açısından ideolojik işlev görmüştür. İnkılaba sadık ve milliyetçi bir ortamın hakim olduğu Halkevlerinde gerici fikirler yer bulamaz.


Kaynaklar:

1- Cemalettin Canlı, “Halksız ve İnsansız Bir Tarihin Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
2- CHP Halkevleri – 1940, Ulusal Matbaa, Ankara,
3- CHP, 103 Halkevleri Geçen Yıllarda Nasıl Çalıştı?, Ulus Basımevi, Ankara, 1937,
4- CHP, Halkevleri Öğreneği – 1938, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara,
5- CHP, Halkevleri ve Halkodaları – 1943, Ankara, 1944,
6- Tevfik Çavdar, “Cumhuriyet Tarihi Ansiklopedisi”, İletişim Yay,
7- Anıl Çeçen, “Halkevleri”, Gündoğan Yay., 1990,
8- Reşit Galip, ****** ve Halkevleri, “******çü Düşünceler Üzerine Denemeler”, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1974,
9- Nafi Kansu, “Halkevlerimiz”, CHP 1939’da Halkevleri, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara, 1939,
10- Adem Kara- “Türkiye’de Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
11- Necip Ali Küçüka, “Söylevler 1932-1941”, Halkevleri ve Halkodaları 10. Yıldönümü Yay., Ankara, 1942,
12- Özer Ozonkaya, “Cumhuriyet Çınarı”, Kültür Bakanlığı ****** Dizisi, Ankara, 1997,
13- Mesut Yeğen, “Devlet Söyleminde Kürt Sorunu”, İletişim Yay., İstanbul, 1999,
14- Neşe Yeşilkaya., “Halkevleri İdeoloji ve Mimarlık”, İletişim Yay., 1999,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: 2. Bölüm   Ptsi Şub. 02, 2009 5:20 pm

“Resmi ideolojinin propaganda merkezi olması amaçlanan Halkevleri ” rejimin ulusallaşma sürecini tamamlamak için öngördüğü kültürel atağı gerçekleştirmek için ****** ilkeleri doğrultusunda çalışan örgütlerdir. CHP Genel Sekreteri Recep Peker; “millet onurlu, birbirini anlayan, ideale bağlı bir halk kitlesi halinde örgütlenmelidir ” biçimindeki ifadesiyle Halkevleri’nin kuruluş amacını özetlemiştir. Telkin ve terbiye ile toplumu eğiten, halka rejimin tezlerini aşılayan kurumlardır Halkevleri. Örgüt olarak CHP’ye bağlıdır ve Parti’nin ilkelerini ve bu ilkelerin nasıl uygulanacağını söyleyecek merkezlerdir.

Ekonomik ve toplumsal nedenlerin yarattığı ihtiyaçlar

Halkevlerinin açılma nedenleri arasında o dönemin ekonomik ve toplumsal nedenlerinin yarattığı ihtiyaçlar göz önünde tutulmalıdır. Dünya Ekonomik Bunalımı, 1930’da etkilerini Türkiye’de hissettirmeye başlamış, devletin bunalım nedeniyle uyguladığı ekonomik önlemler nedeniyle devletle halk arasındaki uzaklaşma daha da artmıştır. Dünya ekonomik bunalımının yarattığı sorunlar karşısında devlet, ekonomik ve toplumsal hayatın her noktasına müdahale etmeye, daha merkezi ve katı bir düzen izlemeye başlamış, rejimde bir sertleşme yaşanmıştır. Ülkedeki yöneticiler, sorunu ekonomik açıdan çözemeyince, ideolojik açıdan bir çözüm getirmeye çalışırlar. Yani aslında olmayan bir toplum düzenini ideal planda varmış gibi gösterirler. Böyle durumlarda milliyetçilik çok sık başvurulan bir ideolojidir. Ekonomik bunalımdan dolayı dayanılan liberal ekonomi politikalarının yıkılması, milliyetçiliği yeniden gündeme getirdi. Ülkede yeni tartışmaların başlamasından çekinen hükümet, halkın dikkatini başka konulara çekmek, yeni heyecanlar yaratmak ve halk ile devlet arasındaki kopukluğu gidermek için halkevlerini kurmuştur. Halkevlerinin kuruluş amacı, halkın ideolojik ve politik eğitimini sağlamaktır. Yani halkın, ****** devrimleri doğrultusunda siyasal ve ideolojik eğitimlerini gerçekleştirmek, milliyetçilikle desteklenen halkçılığı geniş kitlelere yaymaktır. Halkevleri, ****** devrimlerinin ve Cumhuriyet dönemi kültürünün Anadolu’ya yayılmasında önemli kitle örgütleri olmuştur.

Halkevleri, kuruluşundan itibaren ilk 20 yıl boyunca Cumhuriyet rejiminin ve ****** devrimlerinin halk okulları olmuştur. Milli birliği sağlamak, çağdaş ve demokratik yeni sistemi halk tabanına yaymak ve Batılı kültürü topluma benimsetmek için Halkevleri önemli çalışmalar yapmışlardır. Kalkınma ve çağdaşlaşma yolundaki büyük adımlar Halkevlerinin düzenli ve örgütlü çalışmalarıyla atılmıştır. ******, devrim kuruluşları olan Halkevlerini hem çok önemsiyor, hem de çok güveniyordu. Cumhuriyet’i kurduktan sonra halkın bir an önce bu rejimi tanımasını ve benimsemesini istiyor, rejim değişikliği karşısında doğabilecek bir ideoloji boşluğunun toplumu bunalıma sürüklemesinden korkuyordu. Toplumu yabancı ideolojilerin baskısından korumak için ******, altı ilke benimsemiş ve bu ilkeler çerçevesinde bir ulusal ideoloji yaratmıştı. Böylece bir yandan CHP ile kitlesel haldeki siyasal örgütlenme sağlanırken, bir yandan da Halkevleri aracılığıyla toplumsal-kültürel örgütlenmeye gidilmişti.

1950 yılına kadar Halkevi ve Halkodası sayısı 4780’e ulaştı. “1950’li yıllara gelene kadar, Halkevleri kendi ana statüsünde belirtilen ilkeler doğrultusunda çeşitli alanlarda oluşturduğu kollarla önemli etkinlikleri gerçekleştiriyordu. Halkevleri bu dönemde devletin tam desteğine sahip olduğu için, gereken parasal kaynaklar yaratılarak ve ülke çapında desteklenerek belirli bir düzeye getiriliyordu. Çok partili demokrasiye geçildikten sonra, Halkevlerinin toplum içindeki konumu değişiyor ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlılık önemli bir sorun haline geliyordu.” 1950 yılında iktidarın değişmesiyle birlikte halk, Halkevlerinden uzaklaşıyor ve yıllarca yeni kurulan Türk devleti için faydalı çalışmalarda bulunmuş, toplumu aydınlatan bu örgütler muhalefet partisinin yan kuruluşları durumuna düşüyordu. İşte bu tarihten sonra Halkevlerinin durumu ülke çapında tartışmalar yaratıyor ve ileriki tarihlerde de bu tartışma Halkevlerinin kapatılmasıyla sonuçlanıyordu.

Halkevlerinin kapatılışı

Halkevleri kurulurken devlet ve halk arasında bir köprü olmaları, bir kaynaşma yaratmaları amaçlanmıştı. Halkevlerinin başkanlıklarına devlet ve parti yöneticilerinin getirilmesi hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğuruyordu. Bir yandan çalışmaların gelişmesinde çok daha büyük bir hız elde edilirken, diğer yandan da halk Halkevlerinde özgürce hareket edemiyor, konuşamıyordu. Bu durum özellikle bazı bölgelerde toplumsal rahatsızlıkların yaşanmasına kadar gidebiliyordu. Çok partili yaşama geçişle birlikte, halkın Halkevlerinden uzaklaşması sorunu ortaya çıktı. Halk artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir kolu durumuna düşen Halkevlerine gitmiyor, çalışmalara katılmıyordu. Aydın kesimin de Halkevlerinden uzaklaşmasıyla Halkevleri için bir yalnızlaşma süreci başlamış oluyordu. Yaşanan bir diğer sorun da parasal yöndendi. Çok partili hayata geçilince devlet bütçesinden Halkevlerine yardım yapılmasına diğer partiler karşı çıkıyorlardı. Cumhuriyet Halk Partisi artık bütün Halkevlerine yetecek kadar maddi kaynak bulamıyor ve bu durumda sadece büyük Halkevlerini destekleyebiliyordu. Parasal olarak sıkıntıya düşen Halkevleri, artık kol çalışmalarını gerçekte olması gerektiği gibi sürdüremez duruma geliyorlardı.

Bütün bu gelişmeler Halkevleri için artık yeni düzenlemelerin şart olduğunu kesin olarak ortaya koymuştur. Demokrat Parti Halkevlerinin varlığından rahatsızlık duyuyordu. Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi halinde Halkevlerini kapatacağından endişe duyuyor ve Halkevlerinin tüzel kişiliği olan birer tesise dönüştürülmesine ilişkin çalışmalarını hızlandırıyordu. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin çalışmaları genel seçimlerden önce bir sonuca ulaşamıyor ve Halkevleri için yapılması planlanan değişiklikler gerçekleştirilemiyordu. Bütün bu gelişmelerin yanında ülkede çok partili hayata geçişle birlikte artan özgürlük ortamından yararlanan gerici kişiler 10 Mayıs 1949’da Türk Ocaklarını yeniden açıyorlardı.

Ayrıca Demokrat Parti’nin meclise girmesiyle muhalefet kanadında Halkevlerine karşı ağır bir eleştiri başlamıştı. Halkevleri, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yan kuruluşları gibi görülüyor, bu örgütlere devlet bütçesinden para verilmesinin anayasaya aykırı olduğu söyleniyordu. Bu durumda bu kuruluşların belediyelere veya Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmesi gerektiği söyleniyordu. Halkevlerinde siyasal ayrımlar yapıldığı, bu örgütlerin politik merkezler haline geldiği iddia ediliyordu. Bütün bu iddialar karşısında Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri de Halkevlerini savunmuştur.
Demokrat Parti’nin, Halkevleri’nin kapatılmasına yönelik hazırladığı yasa tasarısı 6 Ağustos 1951’de meclis gündemine getirildi. Bu yasa tasarısıyla birlikte Halkevlerinin binaları yeniden Türk Ocaklarına veriliyor, Hazineye devredilen Halkevlerini kapatma yetkisi hükümete veriliyordu. Ayrıca bu yasayla, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağış olarak verilmiş malların kullanılmasına da izin verilmiyordu.

Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri Halkevlerinin kapatılmasına karşı çıkıyor, bu kurumlara ve ******’e yönelik suçlamaları kabul etmiyor ve bu iddialarla ilgili mahkeme yolunun açık olduğunu söylüyorlardı. Yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Halkevlerinin kapatılmasının anayasa ihlali olduğunu söylüyorlardı. Buna karşılık Demokrat Parti iktidarı Halkevlerinin büyük yolsuzluklara karıştığını, bu iddiaların ancak Yüce Divan’da tartışılabileceğini, halkın da Halkevlerinin kapatılmasını istediğini, bu kurumların yıllardır milletin mallarını gasp ettiğini iddia ediyorlardı. Cumhuriyet Halk Partisi, ******’ün yadigarı olan Halkevlerinin çok partili düzende de demokrasinin gereği olarak varlığını sürdürmesini istiyordu. Yeni kurulan parti, dernek ve vakıflarla beraber Halkevleri de bağımsız kültür kuruluşları olarak çalışmalarını sürdürmeliydi.

Halkevleri’nin işlevleri

Devrimin aşılanması: Var olan ideolojinin sürekliliği ve yeniden üretimi, iktidarın her zaman en çok önem verdiği konu olmuş, bunu sağlamak için de çeşitli ideolojik araç ve organlara başvurmuştur. Türkiye Cumhuriyeti de resmi ideolojisi olan Kemalizm’i halka yaymak ve “yeni toplumsal yaşam”ın dayanağı olan devrimleri benimsetmek için Halkevleri’ni kurmuşlardır.” Amaç, devrimlerin halk tarafından “gönülden” benimsenmesidir


Kaynaşmış kitle yaratmak: Halkevleri ile halkı sınıfsız katı bir kitle haline getirmek esastır. Necip Ali Küçüka, 24 Şubat 1933’te yaptığı söylevinde kitleleşmenin çağın en bariz özelliklerinden olduğuna değinmiş; millet tanımını “maddi ve manevi olarak birbirine bağlı kitleleşmiş topluluklar” şeklinde yapmıştır. Küçüka’ya göre bu tür kitleleşmiş milletlerde bireysel iradenin yeri yoktur; bireycilik tarihte kalmış bir olgudur. Bireyleri kitleleştiren, katı bir yapı haline getiren, maddi ve manevi bağlarla birbirine bağlayan görev duygusudur. Bireyin topluma, toplumun bireye görevleri vardır. Her birey ve meslek grubu yüksek bir iradenin, yani devlet iradesinin altında yaşar.

Halkın kaynaşması ve bütünleşmesini sağlamak sınıf farkı gözetmeksizin toplumu bir bütün halinde tutabilmek için Halkevlerine düşen görev Recep Peker’in Nutku’nda şöyle dile getirilir: “Cumhuriyet Halk Fırkası’nın Halkevleriyle takip ettiği gaye; milleti şuurlu, birbirini anlayan, birbirini seven, ideale bağlı bir halk kütlesi halinde teşkilatlandırmaktır... Halkevlerinin gayesi ulusu katılaştırmak, sınıfsız bir kitle haline getirmektir... Bu kaynaşmış ve sınıfsız kitle içinde bireyin tek başına varlığının anlamı yoktur. Birey ancak toplum içinde var olabilir. ”

“Ferdin değeri hayatını çevreleyen üstün değerlerin duygusu içinde parıldar. Bu da ancak toplulukta belli olur. Halkevleri işte bu duygunun kaynaştığı eğitim yuvalarıdır. Burada kendilerini milli hayatın içinde dayaşık bir varlık olarak bulurlar. Halkevleri bu bakımdan kendi çevresinin evidir. Çalışmalarının kaynağı buradadır. ”

Sınıfsız ve kaynaşmış bir kitle içinde eşitlik sağlamak, Halkevleri’ne verilmiş görevlerdendir: “Halkevleri çatısı altında derin samimilik ve arkadaşlık duyguları hüküm sürer. Bu sebeple herkese aynı şekilde davranmak fikrine aykırı bir hareket düşüncesi Halkevleri’nde yer bulamaz ”

Geçmişe ait izleri silmek: Halkevleri’nde geçmiş, özellikle Osmanlı tarihine ait izler silinmeye, eski olana, yani Osmanlı’ya karşı yeni olan yerleştirilmeye çalışılır.

“Kemalist ideoloji, halkçı ve milliyetçidir ancak ümmetçi değildir. Kemalizm, bütünleşmiş bir toplum (halkçılık) ve Güneş-Dil teorisi ile Türklük fikrini geliştiren Osmanlıcılığa karşıdır. Halkevleri’nin tüm çalışmalarında da sıklıkla eski olana (özellikle Osmanlı’ya) karşı yeninin savunması okunur. Yeni olanın (kültürel, siyasi, vs.) yerleştirilmesi için, eskinin sökülüp atılmasına çalışılır. ”

Halkevi şubelerinin etkinlikleri –özellikle Ar (sanat) ve Temsil şubeleri- titiz ve özenli çalışmaları ile geçmişe ait izleri silip yerine Türk kültür ve değerlerine dayalı bir toplum yaratma amacına hizmet eder.

Kaynaklar:

1- Cemalettin Canlı, “Halksız ve İnsansız Bir Tarihin Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
2- CHP Halkevleri – 1940, Ulusal Matbaa, Ankara,
3- CHP, 103 Halkevleri Geçen Yıllarda Nasıl Çalıştı?, Ulus Basımevi, Ankara, 1937,
4- CHP, Halkevleri Öğreneği – 1938, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara,
5- CHP, Halkevleri ve Halkodaları – 1943, Ankara, 1944,
6- Tevfik Çavdar, “Cumhuriyet Tarihi Ansiklopedisi”, İletişim Yay,
7- Anıl Çeçen, “Halkevleri”, Gündoğan Yay., 1990,
8- Reşit Galip, ****** ve Halkevleri, “******çü Düşünceler Üzerine Denemeler”, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1974,
9- Nafi Kansu, “Halkevlerimiz”, CHP 1939’da Halkevleri, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara, 1939,
10- Adem Kara- “Türkiye’de Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
11- Necip Ali Küçüka, “Söylevler 1932-1941”, Halkevleri ve Halkodaları 10. Yıldönümü Yay., Ankara, 1942,
12- Özer Ozonkaya, “Cumhuriyet Çınarı”, Kültür Bakanlığı ****** Dizisi, Ankara, 1997,
13- Mesut Yeğen, “Devlet Söyleminde Kürt Sorunu”, İletişim Yay., İstanbul, 1999,
14- Neşe Yeşilkaya., “Halkevleri İdeoloji ve Mimarlık”, İletişim Yay., 1999,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: 3. Bölüm   Ptsi Şub. 02, 2009 5:22 pm

“.... tarihe geçmiş kurumların cemiyet yapısının enderin tabakalarına kadar işlemiş kökleri sökmek, cumhuriyet ve devrim esaslarını bütün ruhlara ve fikirlere egemen kutsal insan şartları halinde perçinlemek ödev ve yükümü karşısındayız ”

Canlandırma: Halkevleri festivaller, geziler, müzikli ve danslı toplantılar, sinema, tiyatro gösterimleri ile toplumu canlandırmak ve hareketlendirmek işlevini üstlenmiştir. “Balolar kadın ve erkeklerin birlikte katıldığı ilk toplantılar olarak sosyal yaşantıda önemli bir değişimdir. ”

Laiklik: Laiklik, Halkevleri’nin dayandığı temel prensipler içerisinde yeralır. CHP Parti Programı’nda laiklik ilkesi ile ilgili şu ifadeler bulunmaktadır: “Parti, bütün kanunların, tüzüklerin ve ulusların yapılışında ve toplanışında, en son ilim ve teknik esasları ile asrın ihtiyaçlarına uyulmasını prensip olarak kabul etmiştir.

Din, bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya işleri ile siyasadan ayrı tutmayı, ulusumuzun çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan sayar. ”

Çeçen, Halkevleri’nin laiklik işleviyle ilgili düşüncelerini şöyle ifade etmiştir: “Camilerde ümmet olarak biraraya gelmeye alışmış halk kitleleri, artık Halkevleri’nde ve benzeri uygar toplum merkezlerinde artık ümmet olarak değil ama millet olarak biraraya geleceklerdir. Laiklik, Cumhuriyet’in ve devletin ana ilkesi olunca, kitleleri cami dışında biraraya getirecek yeni merkezlere gereksinme vardı. Halkevleri böylesine bir gereksinmeyi de karşılayacak biçimde örgütleniyordu ”

Terbiye: Halkevleri şube çalışmaları ile halkın ruh, beden ve kulak terbiyesini sağlamaya çalışır. Halkevleri halkı kültürel olarak geliştirmek için yaygın eğitim veren, yetişkinlerin eğitimini ve terbiyesini sağlayan kurumlardır.

“Partinin görüşüne göre milletimizin hususi vasıflarına uyacak yollardan yürüyerek her derecedeki resmi tahsil dışında onu bir halk terbiyesiyle yükseltmek elzemdi. ”

N. Kansu’nun sözkonusu işlev ile ilgili sözleri şunlardır:

“Halk terbiyesi gibi büyük ve nazik bir meselede ve şiddete başvurmayan yetiştirme politikasında, hakiki bir fikir ve zevk mürşitleriyle mürebbilerini bulup meydana çıkarmak, onların feyizleriyle halkın yüksek iştiraklarını başbaşa koymak belli başına iştir. ”

Telkin: Halkevleri’nin en önemli işlevlerinden biri “Kültür Telkini”dir. Halkevleri bu görevi gerçekleştirecek rehberdir.

Tahsin Bunguoğlu milli kültür ve kültür telkini görevini yerine getirecek Halkevleri için şu ifadeleri kullanmıştır: “Biz yeni baştan yüksek bir milli kültür yaratmak davasındayız. Tek ve gerçek milli bir kültür”... “Yeni Türk kültürü bütün tabakaları aynı cevherden yapılmış, yüksek bir halk kültürü olacaktır. Eski Şark ve yeni Garb zevkleri arasında bocalayan şehirlerimize, münevverlerimize doğru kendi kültürümüzün saf örnekleri, halk dili, halk edebiyatı, halk türküleri, halk raksları Halkevlerimizden taşıp taşıp geliyor. Bu kurumlar tutmuş ve eser vermeğe başlamıştır. Muhakkaktır ki Türk İnkılabı milli kültür davamızın en güzel organlarını Halkevleri’yle bulmuştur. Geleceğin büyük Türk kültürünü yaratmakta bu milli kültür ocaklarının çok büyük bir payı olacaktır. ”



Halka güven verme, halkı onore etme: “Halkevleri yayınları halka güven ‘telkin’ eden ve inançla çalışmaya teşvik eden örneklerle doludur. ” Bu durum ‘özgüven serumu’ olarak tanımlanır.

Reşit Galip Bey 1932 tarihli Nutkunda; “Türk milleti, o kadar derin ve tükenmez bir hayat hazinesi idi ki medeniyet beşiği olan yurdundan uzaklarda bile nerelerde dolaşmış, nerelerde yerleşmiş ise oralarda bir kültür ve enerji unsuru olmuştur.

Rahat, sakin dünya ile alakası kesik kaygısız hayatı türbelerin ve tekkelerin gömüldüğü mezara gömmeliyiz. Bize coşkun, hareket ve faaliyetle dolu hayat lazımdır. Hayatı ferdi saadete ermek için değil, son nefesine kadar çalışmak, didinmek ve yükselmek ve yükseltmek için sevmek ” ifadesiyle Türk Milletinin özgüven duyması, tüm çalışmalarında coşkulu ve tek vücut halinde olması gerektiğini belirtmiştir.

Türk devriminin halk okulları...

Halkevleri kuruldukları dönemde Cumhuriyet rejiminin halka anlatılmasında ve ****** Devrimlerinin “aşılanması” görevini üstlenmiş kurumlardır. Cumhuriyet rejimini benimseyen, kaynaşmış ve bütünleşmiş, sınıfsız bir halk oluşturmak bu kurumların temel işlevleri arasındadır. Bunu gerçekleştirirken, geçmişe ait izlerin –özellikle Osmanlıya- silinmesi, yerine Türk kültür ve değerlerine dayılı toplum yaratma amacı güdülmüştür. Bu amaç doğrultusunda etkinliklerini yürüten şubeler, halkın beden, ruh ve kulak “terbiyesi”ni sağlamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirerek, “tek ve gerçek Türk kültürü” yönünde “kültür telkini” işlevini yerine getirmiştir. Bu etkinlikler çerçevesinde, halka güven veren ve halkı onore çalışmaları yöntem olarak benimsemiştir.

Özellikle ilk kuruldukları günden birinci kapatılışlarına kadar Türk devriminin halk okulları olmuşlardır. Halkın, ******’ün yaptığı bazı devrimleri anlamadan, sadece ****** yapıyorsa doğrudur inancıyla kabullendiği bir dönemde ortaya çıkan Halkevleri, her devrimin nedenini halka anlatmışlar ve halkın Cumhuriyet rejimini ve ****** devrimlerini sahiplenmesini sağlamışlardır.

Kaynaklar:

1- Cemalettin Canlı, “Halksız ve İnsansız Bir Tarihin Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
2- CHP Halkevleri – 1940, Ulusal Matbaa, Ankara,
3- CHP, 103 Halkevleri Geçen Yıllarda Nasıl Çalıştı?, Ulus Basımevi, Ankara, 1937,
4- CHP, Halkevleri Öğreneği – 1938, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara,
5- CHP, Halkevleri ve Halkodaları – 1943, Ankara, 1944,
6- Tevfik Çavdar, “Cumhuriyet Tarihi Ansiklopedisi”, İletişim Yay,
7- Anıl Çeçen, “Halkevleri”, Gündoğan Yay., 1990,
8- Reşit Galip, ****** ve Halkevleri, “******çü Düşünceler Üzerine Denemeler”, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1974,
9- Nafi Kansu, “Halkevlerimiz”, CHP 1939’da Halkevleri, Recep Ulusoğlu Basımevi, Ankara, 1939,
10- Adem Kara- “Türkiye’de Halkevleri”, Halkevi Yay., Ankara, 1999,
11- Necip Ali Küçüka, “Söylevler 1932-1941”, Halkevleri ve Halkodaları 10. Yıldönümü Yay., Ankara, 1942,
12- Özer Ozonkaya, “Cumhuriyet Çınarı”, Kültür Bakanlığı ****** Dizisi, Ankara, 1997,
13- Mesut Yeğen, “Devlet Söyleminde Kürt Sorunu”, İletişim Yay., İstanbul, 1999,
14- Neşe Yeşilkaya., “Halkevleri İdeoloji ve Mimarlık”, İletişim Yay., 1999,


Araş. Gör. Halil İbrahim Zeytin
İ .Ü. İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü


ALINTI: http://www.istanbul.edu.tr/4.boyut/cumhuriyet/dosyalar/halil.htm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: HALKEVLERİ   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
HALKEVLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: TOPLUM-
Buraya geçin: