MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Paz Ocak 25, 2009 2:36 pm

İkinci Dünya Savaşının bitmesinden sonra 1980'li yılların sonuna kadar Dünya siyasetinde iki kutuplu bir sistem egemen oldu. Avrupa ise bu iki süper devlet olan ABD ile SSCB arasında ikiye bölünmüştü. İki Almanya'nın varlığı ve Berlin Duvarı ile Nato ve Varşova Paktları bu bölünmüşlüğün simgeleri idi. Bu iki süper güç arasındaki ilişkiler uzlaşmacı değil, güç yarışması ve çatışma temeline dayalı idi. Bir yandan kapitalist dünya bir yanda komünist blok ekonomik, siyasal ve ideolojik bir kavgaya tutuşmuşlardı. Bu nedenle bu döneme 'Soğuk Savaş' adı verildi. Bu iki süper güç arasındaki çatışma Dünyanın çeşitli bölgelerinde kriz bölgeleri yarattı ve küçük çaplı savaşlar, silah pazarı yaratma çabalarının da bir sonucu olarak yaşandı. Ancak bu iki süper güç arasında sıcak ve Dünya savaşına dönüşme ihtimali olan bir savaş yaşanmadı. Bunun nedeni yoğun ve güçlü kitle imha silahlarının iki taraf arasındaki dengeyi sağlamasıdır. SSCB'nin yıkılmasıyla Nato paktı, varlık nedenini büyük ölçüde yitirdi. Artık Nato Avrupa'yı ABD güdümünde ya da kontrolünde tutma amacındadır. SSCB'nin dağılmasıyla ortak düşmanını kaybeden ABD ve Avrupa ise artık aynı safta yer almamaya başladı. Avrupa Devletleri, Avrupa Birliği sürecini hızlandırarak, ortak para birimine geçti. Ve tek bir Avrupa Birleşik Devletleri daha çok zikredilmeye başladı. 1990 yılı Kasım ayında Paris'te toplanan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİK) zirvesinde 21 Kasım 1990 tarihinde 34 devletin Başkanları veya Başbakanları tarafından imzalanan "Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı" ile artık bölünme ve çatışma döneminin sona erdiği ve demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkelerine dayanan yeni bir işbirliği döneminin başladığı ilan ediliyordu. Türkiye'de Paris Şartını imzalamıştır. Üretim alanındaki rekabet ABD'nin Avrupa karşısında rekabetini önemli ölçüde azalttı. Avrupa'da birleşen Almanya kıtanın büyük gücü olarak yükselmeye başladı. SSCB'nin dağılması ve Komünist baskının ortadan kalkmasıyla, balkanlarda da yeni gelişmeler yaşandı. 1789 Fransız İhtilalinin ilham verdiği ulusçuluk akımı, Balkanların yeniden yapılanmasına neden oldu. Yugoslavya, Birleşmiş Milletler Antlaşması ile uluslararası hukukun iki temel ilkesi olan "Ulusların Kendi Geleceklerini Belirleme ( Self-Determination ilkesi ) ve "Ülkelerin Toprak Bütünlüğünün Dokunulmazlığı" ilkelerini karşı karşıya getirdi. Sonuçta, "Halkların kendi geleceğini tayin hakkı" galip gelerek, Yugoslavya parçalanmıştır. Bu gelişme hiç şüphesiz Türkiye için de yeni bir Dış Politika ve Milli Güvenlik Politikası gereğini ortaya koymuştur. Son olarak Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşmalarından 'İkiz Sözleşmeler' diye bilinen sözleşmeleri 4 Haziran 2003 tarihinde 4867 ve 4868 sayılı kanunlar ile kabul etmiştir. Onaylanan sözleşmeler 18 Haziran 2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır

Ben şimdi Türkiye'nin imzalamış olduğu bu sözleşmeleri tartışmaya açmak istiyorum.

Bu sözleşmelere neden İKİZ YASALAR denir?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ALASLAN
Developer
Developer


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Paz Ocak 25, 2009 11:42 pm

Birleşmiş Milletler'de, "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi" ve "Kişisel ve Siyasî Haklar Sözleşmesi" başlıklı uluslararası sözleşmeler "İkiz Sözleşmeler" diye anılmaktadır.
Bu sözleşme ile, halkların (yani, ülke içinde kendine, "ben ayrı bir halkım" diyen her kesimin) kendi kaderini tayin hakkıyla beraber, bulundukları bölgedeki yer altı ve yer üstü kaynaklarını sadece kendi bölgeleri için kullanılma hakkını talep edebileceklerdir.

Çok açıktır ki bu yasa ile, ileride bölünmesi gereken (büyük güçlerin kararı ve çıkarı doğrultusunda) ulus devletlerin varlığı ipotek altına alınmakta ve bölünmenin hukuki zemini hazırlanmaktadır.

Gerisi ise, büyük güçlerin aralarında hangi parçayı kimin himayesi ve sömürüsüne alınacağının anlaşmaları ve konjonktürel durumun uygunluğu meselesidir. Bunlar da gerçekleştikten sonra, ekran başına geçip filmi izleyebilir, bütün dünya...
Tıpkı, Yugoslavya veya Irak'taki gibi.

Bildiğimiz gibi Yugoslavya'da bölüşümün kararı verildikten sonra, filmi seyretmeye başladık ve sonuç şöyle oldu:
Hırvatistan ve Slovenya Almanya ve Fransa himayesine, Sırbistan-Karadağ yani slav bölge her zamanki gibi Rus kontrolüne, geriye kalan Makedonya, Bosna-Hersek ve Kosova gibi müslüman bölgeler ise ABD ve biraz da İngiltere'nin hizmetine sunuldu.
Bu arada belirtelimki, burada paylaşımı yapan hakem rolü ABD'nindir.

Irak'ta ortadadır. Kuzey Irak diye adlandırılan sözümona yeni devletçik ABD'nin, güney Irak İngiltere'nin, orta bölge ise henüz pek netleştiremediğimiz ama yine ABD-İngiltere güdümünde bir sözde yapılanmaya gidebilir. Bakalım, film daha bitmedi...

Şimdi gelelim en heyecanlı filime; Türkiye...
Evet, film daha başlamadı da diyen olacak, çok yol alındı diyen de... Karar size ait, ama ben, uluslararası sistemde dolaşan projeler üstünden bir fikir yürütmem gerekirse (bu işi yapan baş mimar da, ABD'dir ve zaten haritaları bile açık etmiştir), ABD'nin amacı yani uygun gördüğü paylaşım ise şöyle görünmekte:
"Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz hattı ABD'nin, batısı ise şimdilik Avrupa'nın" kontrolünde bir şekil düşündüğü ve bu konuya çalıştığı açık...

Ama bu işin gerçekleşmesi için bile, 10-15 yıl gibi bir süre ve tabii ki dünya siyasal coğrafyasının konjonktürel uyumunu bekleyecek.
Bu arada bir tüyo daha vermiş olalım:
Bu paylaşım, ABD planları doğrultusunda Türkiye'ye yedirilecek (eğer yutarsa) Yeni Osmanlı Projesi doğrultusundaki yemleri yersek gerçekleşecek...

Veya bunu yemeyeceğimizi ispat edip, planlarıyla beraber onları Kapıkule sınır kapısından uğurlayacağız...

Bu ise, ancak ve ancak Ulusal-Kemalist bir iktidarın yapabileceği zorlukta bir meseledir.
Bunun dışındaki tüm iktidarlar, sırasıyla üstlerine düşeni daha doğrusu görevini yapacak ve yerini yeni kuklalara bırakacaktır.

O halde, kaderimizi elimize almanın tam zamanıdır diyebilirim.
Tam Bağımsız Kemalist bir Türkiye Cumhuriyeti'ni inşa etmek için kolları sıvayalım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 12:05 am

"Kaderimizi elimize alma zamanıdır"
geçkalmamış olma umudumuz daim olsun.
ABD nin mezopotamya hayallerini süsleyen besleyen "fastfood"düşünce üretiminden başka bişey değil,yemek kültürleri düşünce kültürlerine de yansımış,düşlerine dokunmalarına izin vermek yerine,oturup patates cipslerini yiyerek sadece gündüz düşü görmelerini tercih ederim.Planlı bir cinayet gibi aşama aşama hayata geçirmelerine seyirci kalamayız,kalmıyoruz ancak tepki ve müdahalelerin önleri hızla kesiliyor,diplomasi atakları neredeyse yok denecek kadar az,hatta tam tersi yapılan tüm hamleler neredeyse bu düşü kabusa dönüştürecek kadar karşıyı besliyor.Kazanımımız şudur ki; "farkındayız".Başkalarıda farkında anında prim yapıyor,buna önayak olanlara binyıldır aynı topraktaydık demek bile gelmiyor içimden,çaldıkları kapılar,tutundukları dayanaklar kullanılan yöntemler midemi bulandırıyor.Amerikalılar kızılderelileri katlederken ikiz yasaların ataları napıyordu acaba?
Bütün kabus bu olsun uyanınca hepsi geçer.Türk Halkı sabrın sınır çizgisinde ne tek yumurta nede çift yumurta ikizinin hayata geçmemesi için bu kadar tahrike prim vermeyerek sağduyulu davranıyor.Biz fedakar bir milletiz.


En son Admin tarafından Ptsi Ocak 26, 2009 12:26 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 12:17 am

Bende bu konuda kısa bir bilgi eklemeyi uygun gördüm.

Adı neden bu yasanın İkiz????


İkiz sözleşmeler den azınlıkların siyasal ve kültürel hakları ile halkların kendi kaderini belirleme (self-determinasyon) hakkını tanımayı öngören

şu iki sözleşme kastediliyor:

1. Birleşmiş Milletler Bireysel (Medenî) ve Siyasal Haklar Sözleşmesi

http://www.belgenet.com/arsiv/bm/bmsiyasihak.html

2. Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi.

http://www.belgenet.com/arsiv/bm/bmekohak.html

Bilgi edinmek bazı arkadaşlar buradan bakabilirler......

Eminim bu linkleri inceledikten sonra tekrar konuyu tartışmaya devam edebiliriz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 12:34 am

Sözleşmenin altına hangi ülkeler imza atmış?
Başka ülkerin topraklarındaki insanları etnik kimlik çatışmasına sürükleyen ülkeler,mesela Fransa Afrikada Birleşmiş milletler kampına 250metre uzaklıkta kilise içerisinde yüzlerce afrikalıyı diğer bir kabileye kırdırdı üstelik iki tarafada kendi silahlarını satarak,bağlayıcılığı yalnız Türkiyeye olması bir çifte standart ,işlevselliği insancıllığın dışında amaçlar içerdiğinin en belirgin göstergesi.Biz yapsak anında soykırımcıya çıkar adımız,yapmamışken yaptı diye lobiler çalışıyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Türkiye bu ikiz ihaneti nasıl ve ne zaman imzalamıştır?   Ptsi Ocak 26, 2009 12:54 am

Batının sömürge devletlerinin dayatmaları ile BM Genel Kurulu, ikiz yasaları 16 Aralık 1966da kabul etmiş,

1976 Ocak ayında yürürlüğe sokmuştur. Birleşmiş milletler gömleği giydirilerek ulusal devletlere giydirmek için dayatılmaktadır


Türkiye, 15 Ağustos 2000 tarihinde New Yorkta Büyükelçi Volkan Vuralın imzaladığı,

ikiz sözleşmeleri geçerlilik kazanması için Anayasamızın 90. maddesine göre TBMM nin onayına sunması gerekirken

Hangi nedenledir bilinmez 57.DSP, MHP VE ANAP koalisyon hükümeti iki yıl boyunca TBMM onayına sunma cesaretini gösterememiştir!

37 yıldır hiçbir siyasi iktidarın cesaret edip TBMM nin onayına sunamadığı bu sözleşmeler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi Aralık 2002 de.

Abdullah Gül Başbakanlığında kurulan 58. hükümet, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ise

Nisan 2003 yılında Başbakan R.T.E döneminde Meclise sevk edildi.

Ekonomik haklarla ilgili sözleşme, 216 kabul, 5 red,

Medeni ve siyasi haklarla ilgili sözleşme ise 245 kabul bir red ve bir çekimser oyla geçerek

4 Haziran 2003 günü 4867 ve 4868 sayılı Yasalar TBMM, tarafından kabul edilmiştir.


Ve 17 Haziran 2003 günü Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından Onaylanan sözleşmeler

18 Haziran 2003 gün ve 25142 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.


ABD bu yasaları onaylamamış Rusya, Çin ve Hindistan gibi büyük ülkeler şartlarına göre çekinceler koymuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 1:03 am

BU MADDELER TAM BAĞIMSIZLIK İLKELERİNE ters düşmüyormu?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 1:13 am

Benim şahsi görüşüm 2. Sevr olarak adlandırılması gerektiğidir.


En son AAFAKTÖR tarafından Ptsi Ocak 26, 2009 1:25 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 1:19 am

doğa kanunlarına görede binlerce küçük balık olun balinalar sizi yesin...... Mad yemezlerrr,herşeyin bir çözümü vardır,bununda bir çözümü vardır.küçük balık olup kısa günün karını hesaplıyanlar vardır ama büyük balık daima küçüğünü yutar.kendi eyalet sistemleri yerle bir,bu iç müdahaledir kabuledilemez.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: ???????   Ptsi Ocak 26, 2009 2:22 pm

Şimdi sormak istediğim ve tartışmaya açmak istediğim konu şudur; Türkiye buna imza atmıştır. Peki bu sözleşmeden Türkiye nin vazgeçebilme şansı var mıdır? Var ise, bunlar nelerdir?????? Bizler neler yapabiliriz......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ALASLAN
Developer
Developer


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 2:58 pm

AAFAKTÖR demiş ki:
Şimdi sormak istediğim ve tartışmaya açmak istediğim konu şudur; Türkiye buna imza atmıştır. Peki bu sözleşmeden Türkiye nin vazgeçebilme şansı var mıdır? Var ise, bunlar nelerdir?????? Bizler neler yapabiliriz......

Sayın AAFAKTÖR;
Türkiye'nin sadece böyle bir tane, en iyi tanımlama ile ihanet diyebileceğimiz bir anlaşmanın altında imzası yoktur. Daha bunun gibi hatta, ABD ile Menderes'lerden bu yana yapılan ve çoğunun metni bile kamuoyundan uzak tutulan ikili gizli anlaşmalar vardır ki...
Yani, sorunuzun cevabına gelirsek, bunlardan ve diğer tüm büyük yanlışlardan sıyrılabilmenin TEK YOLU VARDIR:

İktidar olma sürecini, katışıksız Kemalist ideoloji ile geçiren ve bu konuda hiç taviz vermeyen bir siyasal oluşumun, en nihayetinde tüm Türkiye çapında iktidar ve muktedir olabilmesi sayesinde, bu anlaşma paçavraları yırtılıp atılabilecek ve buna, büyük dış güçler de "eyvallah" demek durumunda kalacaklardır.

Çünkü onlar da ve içerideki hainler de bileceklerdir ki, artık deniz bitmiştir ve ufak ayak oyunları ile bu iktidar yerinden oynatılamaz.
O iktidarı yemek içinse, ya Türkiye için bir komşu ile cephe savaşı ayarlamaları gerekecek veya bizzat kendileri gelip çarpışacaklar veya usulüne göre davranıp, efendi gibi, karşılarında en az kendileri kadar dirayetli bir hükümet gördüklerinden, eşit şartlar altında ve eşit çıkarlar doğrultusunda uzlaşma yoluna gideceklerdir.

Ayrıca belirtmeliyim ki, bir savaş ayarlamak, o büyük güçlerin sonsuza dek bu bölgeden gitmeleri sonucuna yol açacağından, böyle birşeyi göze almaları ihtimali de çok zayıf olacaktır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Ptsi Ocak 26, 2009 5:08 pm

Burda konuya farklı bir perspektiften bakmak istiyorum,minareyi çalan kılıfını hazırlar,acıdır ki,BAZI KİŞİLER BUNLAR ÜZERİNDE OYUNLAR PLANLAMAKTA,HATTA KENDİ PARALARINI BASMAKTADIRLAR,amerikada esir mi zorunlu misafirmi bazı kişiler,basılan paraların üzerinde şöyle bir ibare gözleniyor"TÜRK İSLAM DEVLETİ",Bunun anlamı CUMHURİYET REJİMİNİ DEĞİLŞTİRME PLANLARI ÜZERİNDEN GİDİLDİĞİ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
AAFAKTÖR
Team
Team


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: soru işareti   Çarş. Ocak 28, 2009 12:17 pm

Peki bu konu hk.da karşı-argümanları sizlerle konuşmak istiyorum.

Derler ki, bu sözlemeler bizi bağlamaz, çünkü bizi bağlayan tek antlaşma Lozan dır ve bu İkiz yasalarda bu belirtilmiştir denmektedir.

Oysa benim bildiğimi ise, İkiz yasalar imzalanmış ve altına atılan imza ile T.C. bağladığıdır.

Bu konuda bilgisi olan bir arkadaş varsa beni aydınlatabilirse sevinirim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ALASLAN
Developer
Developer


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Çarş. Ocak 28, 2009 9:01 pm

AAFAKTÖR demiş ki:

Derler ki, bu sözlemeler bizi bağlamaz, çünkü bizi bağlayan tek antlaşma Lozan dır ve bu İkiz yasalarda bu belirtilmiştir denmektedir.

Oysa benim bildiğimi ise, İkiz yasalar imzalanmış ve altına atılan imza ile T.C. bağladığıdır.

Bu konuda bilgisi olan bir arkadaş varsa beni aydınlatabilirse sevinirim.

Altına imza atılan her anlaşma, hatta hatta çoğunun metnini bilmediğimiz ve küçük rütbeli bürokratların bile imzaladığı ikili anlaşmalar bile bizim için bağlayıcıdır.
Ancak şu vardır ki, önemli olan Kemalist ve dirayetli bir hükümetin yapacağı uygulamalara bakmalıyız.

Çünkü, eğer iktidarda satılmış ve diyet ödemeye mecbur bir yönetim varsa Lozan 'ın bile fazla bir hükmü kalmaz ve delik deşik edilir. Uzun yıllardır yapılan da zaten budur.

Ulusal-Kemalist bir iktidar ise, dirayetli bir şekilde yapılan tüm anlaşmaları gözden geçirip, yanlış olanları tekrar müzakere etmeye ve zararlı olmaktan çıkarmaya veya tamamen iptaline gücü rahat rahat yetecektir.

Yani önemli olan, uygulamanın başındaki güçtür. Bu da o günün iktidarıdır. Gerisi ise yorumdur ve her yöne çekilebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi   Bugün 6:01 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri Ve Self-Determination İlkesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» HUKUK İNDEKSİ ARŞİVİM

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: ATEŞ HATTI-TARTIŞMA-
Buraya geçin: