MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 EZANIN ARAPÇAYA İADESİ MESELESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ALASLAN
Developer
Developer
avatar

Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: EZANIN ARAPÇAYA İADESİ MESELESİ   Salı Ocak 27, 2009 11:39 pm

Konuyla ilgili gazetelerden alınmış bilgi:
"1932 sonbaharında ezanın artık Türkçe okunması kararlaştırılmış, Arapça okunması resmen yasaklanmış, kararın uygulanması şiddetli bir şekilde takip edilmiş, 18 sene devam eden bu yasak sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1950`nin 16 Haziran`ında kabul ettiği bir kanunla Arapça ezana yeniden izin vermişti.
İşte, 18 sene boyunca Türkçe olarak okunan ezanın yeniden Arapça`ya dönmesinin `gerçek` öyküsü:

1930`ların başında ezanın, tekbirin ve salanın Türkçeleşmesi, Kur`an`ın Türkçe okunması ve namazın da Türkçe dualarla kılınması kararlaştırılmış ve Türkiye`nin önde gelen bazı hafızlarına ezanın ve duaların Türkçeleştirilmesi vazifesi verilmişti. Hazırlıkların tamamlanmasından sonra, Kur`an`ın, tekbirin ve kametin Türkçesi ilk defa 1932`nin 3 Şubat`ına rastlayan Kadir gecesinde Ayasofya Camii`nde okundu. Daha sonraki aylarda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye`nin dört bir yanına gönderilen tamimlerle ezanın artık sadece `Tanrı uludur` sözleriyle başlayan Türkçe şekliyle okunacağı bildirildi, Arapça ezan yasaklandı, bu arada salanın ve tekbirin de Türkçe olması emredildi ve yasaklar gayet sıkı bir şekilde denetlendi.

Karara uymayanlar için kanuni müeyyideler olması gerekiyordu. Ezanı Arapça olarak okumaya devam edenler 1941 yılına kadar `kamu düzenini sağlamaya yönelik emirlere aykırılık` suçundan cezalandırılırlarken, 1941`de çıkartılan 4055 sayılı kanunla, Türk Ceza Kanunu`nun 526. maddesine bir fıkra eklendi. Değişikliğe göre, Arapça ezan ve kamet okuyanlar üç aya kadar hapsedilecek ve on liradan iki yüz liraya kadar para cezasına mahkum olacaklardı.

Konu Demokrat Parti`nin 1950 Mayıs`ında yapılan seçimleri kazanmasından sonra yasağın kaldırılmasına yönelik üç ayrı kanun tasarısıyla Meclis gündemine geldi. Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Kayseri Milletvekili İsmail Berkok ve 13 arkadaşı ile Başbakan Adnan Menderes hükümeti, Arapça ezana hapis cezası getiren 526. maddenin değiştirilmesi için kanun tasarı ve teklifleri hazırladılar. Tasarı metinlerinde ezanın yeniden Arapça okunabileceğinden sözedilmiyor, sadece cezanın yeraldığı maddenin yeni şekli veriliyordu.

Genel Kurul`da sözalan Demokrat Parti milletvekilleri, ezanın asıl haline dönmesinin halkta yaratacağı rahatlamadan bahsettiler. DP milletvekili Seyhan Sinan Tekelioğlu, `****** sağ olsaydı hiç şüphe yok ki, bu büyük Meclis`in düşündüğü gibi düşünecekti. ...`Allahu ekber` ile `Tanrı uludur` kelimeleri bir manaya gelmez. Eski zamanlara ait kitapları okursak birçok tanrılar olduğunu görürüz: Yağmur tanrısı, yer tanrısı, vesaire. Binaenaleyh `Tanru uludur` deyince bunların hangisi uludur? ...Hristiyanlar bile bir ölüyü haber vermek için çan çalarlar. Onlar çan çalınırken çanın ne demek istediğini anlıyorlar, Müslümanlar bir sala sesi duymuyorlar` diye konuştu.

Tam bu sırada şaşırtan bir gelişme yaşandı: DP`liler CHP`lilerin tasarıya red oyu vermelerini beklerlerken, CHP grubu adına söz alan Trabzon Milletvekili Cemal Reşit Eyüboğlu, Arapça ezan konusunda tartışma açmak istemediklerini söyledi ve `Arapça ezan meselesinin ceza konusu olmaktan çıkartılmasına aleyhtar olmayacağız` dedi. Daha sonra, üç maddelik tasarının maddeleri ayrı ayrı oylandı ve DP`liler ile beraber CHP`liler de kabul oyu kullandılar.

Ezanın 18 sene aradan sonra yeniden Arapça okunmasına izin veren kanun, işte böyle kabul edildi."

Görüldüğü gibi Kemalizm'in altının oyulması ve ABD dümen suyunda "Yeşil Kuşak" projelerinde rol almak için ****** sonrası sözümona CHP'sinin, DP iktidarı ile yarış halinde olduğunu üzülerek görmekteyiz.
Ve bugüne kadar geçen bu uzun süreçde, bundan çok daha büyük ihanetler birbiri ardına sıralanmıştır.

Ama artık, milletin kendi kaderini kendi eline almasının zamanı gelmiştir ve Milli Birlik Hareketi bu göreve taliptir.
Kemalizm'in yukarıda bahsedilen ve ihanet işbirliğiyle kaybedilmiş bu kazanımı da dahil, her konuya tekrar bakılacak ve aslına yani Kemalizm Devri kurallarına göre tanzim edilecektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
EZANIN ARAPÇAYA İADESİ MESELESİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: AMACIMIZ-
Buraya geçin: