MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 "SÖZ" ÜN KARŞI KONULMAZ GÜCÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AAFAKTÖR
Team
Team
avatar

Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 25/01/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: "SÖZ" ÜN KARŞI KONULMAZ GÜCÜ   Salı Ocak 27, 2009 9:08 pm

*Sözler vardır bir insana şifa verir. Sözler vardır bir ulusu şaha kaldırır. Sözler vardır hasta eder, bozguna uğratır. Zamanında ve yerinde söylenmiş bir söz, aslında en büyük silahlardan daha etkileyicidir. Kutsal Kitapta söylendiği gibi "Başlangıçta söz vardı."
******* "Ya istiklal, ya ölüm" derken aslında İstiklal Savaşinın kaderini belirlemiş oluyordu. Ya da "Ne mutlu Türküm diyene" derken, Türk ulusuna kendine inanmayı ve güvenmeyi aşilamış oluyordu. İnsan tamamen bir telkin varlığıdır. Söz bir tohumun toprağa ekilmesi gibi bilinç altına ekilir ve bir süre sonra meyve verir. Söz iyiyse meyve iyi, kötüyse de meyve kötü olacaktır şüphesiz.

Söz söylemek bir tür büyü yapmaktır. Bu gün artık bilim sözlerin insan üzerindeki etkilerini araştırdığında bu olağanüstü gücü bir kere daha tespit etmiş oluyor. Sözler bir süre sonra yargılara, yargılar kararlara, kararlar inançlara dönüşüyor. Ve inanç insan ruhunda kesin bir YAP-YAPMA emri olarak yerini alıyor. O halde daha mutlu ve verimli bir hayat için insanın özüne uyan güçlendirici sözlerin bulunup, kullanılması gerekiyor. Günümüzde artık "Doğru Sözlere" ihtiyacımız var. İnsanın daha çok sevmesine yardımcı olacak, insanın başarmasına yardımcı olacak sözlere.
Pekiyi nedir "Doğru Söz?" Doğru Söz, Gerçek Söz'dür. İnsan için bilinecek en önemli gerçeklerden birisi de, Tanrının Sevgisinden var edildiği gerçeğidir. Yani insan özde iyidir, güzeldir. Ve yine aynı gerçekten hareketle bütün insanlar eşittir ve aynı haklara sahiptirler. O zaman "Türk milleti çaliskandir. Türk milleti zekidir" dediği zaman ****** gerçeği söylüyordu. Ve onun hedefi Türk ulusunun özüydü.
TARİHİ DEĞİŞTİREN SÖZLER

İkinci Dünya Savaşi sırasında Winston Churchill Alman bombardımanı altındaki İngiliz halkına bu savaşin "En Güzel Saat" olduğunu söylemişti.
Gorbaçov, açıklık ve yeniden yapılanma kavramlarını ortaya attığında, hiç kimse birkaç yıl sonra komünist rejimin çökecegini düşünemezdi.
İsa "Tanrı'nın saltanatının yeryüzünde kurulacağını" söyledi. Ve onun peşinden milyonlarca insan "Komşunu kendin gibi sev" sözlerindeki olağanüstü cazibeye kapılarak onun izinden gittiler.
Muhammed "Allah birdir ve O'ndan başka Tanrı yoktur" derken, insanların bütün yaşama biçimlerini değiştirecek anahtar sözü bulduğunu (Cebrail ona söylediği için) pekala biliyordu.
Fransız ihtilali "Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik" sözleriyle sloganlaştırılmış bir hareketin patlak vermesinden başka bir şey değildi. İyi düşünülmüş, zamanında söylenmiş bir söz insanlar tarafından anlaşilabilir bir karar haline geldiği zaman işte böyle tarihin akışını değiştirecek etkiler yaratabiliyor.

GÜNDELİK HAYATTA SÖZ
Şüphesiz bu etkili sözler rastlantıyla söylenivermiş şeyler değildir. Bu insanlar o sözleri söylemeden önce uzun uzun düşünmüşler, insanların günlük sıradan gerçeklik düzeyini aşmışlar, gerçeğe, öze uygun sözcükleri bulup, formüle etmişlerdir.
Oysa gündelik hayatta bizler "kestirip atmak", "vaziyeti idare etmek" için havadan sudan kavramlarla yaşiyoruz. Bize ögretilenleri hiç düşünmeden klişe halinde tekrar ediyoruz. Sonuç olarak hayatımız da "tekdüze, donuk, renksiz ve pırıltısız" sürüp gidiyor.
Normal bir Türk insanının konuşurken kullandığı sözcüklerin toplamı 200'ü geçmiyor. Belki bazılarımız bunu 1000'e çikartiyoruz.
Şöyle bir oturup duygularımızı tarif edecek bir liste çikartmaya kalksak, en fazla 15 sözcük bulabiliyoruz. Oysa sözlükleri taradığımızda insan duygularını tarif eden en az 200 sözcük bulabiliriz. Bu da yaşadığımız olayları çok kaba bir yelpazede değerlendirdiğimizi gösteriyor. Belki de ancak isimlendirdiğimiz duyguları hissedebiliyoruz. Diğerleri bizim bilinç alanımıza çarpmiyor bile.
Oysa kullanabileceğimiz o kadar çok sözcük var ki! Örnegin Kitab-ı Mukaddes'de 7200 sözcük kullanılmıştır.İngiliz şair John Milton yazılarında 17.000 kelime kullanmıştır. William Shakspeare'in ise 24.000 üzerinde kelime kullandığı, bunların 5000'ini yalnızca bir tek kere kullandığı söylenmektedir.
Örnegin bazı yerli Amerika dillerinde "Yalan" için bir sözcük yoktur. Bu kavram onların dilinin bir parçası değildir. Düşünce ve davranışlarının bir parçası da değildir. Filipinlerdeki Tasabay Kabilesinin dilinde "nefret", "sevmeme", "savaş" sözcükleri de yoktur. İngilizce'de "sevgi" sözcüğü aynı zamanda aşkı da ifade eden Love sözcüğü ile ifade edilir.
O halde hayatımıza sokmak istediğimiz kavramları kullanarak bizi yücelten, özümüze yaklaştıran sözleri kullanarak, dilin bu sihrinden yararlanabiliriz. Bu sözcükleri kullanarak düşüncelerimizi, davranışlarımızı, inançlarımızı yenileyebiliriz. Sözcükleri rastgele amaçsızca değil, bilerek, düşünerek söyleyebiliriz.
SÖZÜN TİCARİ BAŞARISI
Bir nakliyat şirketi, Dr. W. Edward Deming'den çok önemli bir sorunu araştırması için yardım istedi. Şirket yöneticileri nakliye işlerinin % 60'ının yanlış sevkiyat olaylarıyla dolu olduğunu, bu işin kendilerine yılda çeyrek milyon dolardan fazla bir paraya patladığını hesaplamışlardı. Dr. Deming uyguladığı bir yöntemle, kısa bir süre sonra yanlış nakliyat olaylarını % 10'un altına düşürdü. Şirket bir yıl içinde çeyrek milyon dolar tasarruf etmeyi başardı. Pekiyi ne yapmıştı Dr. Deming?
Sadece bir sözcüğü değiştirdi. İşçilerin kendilerine kamyoncu yerine "zanaatçı" demelerini sağladı. Bu şekilde insanın kendisini önemli ve değerli görmesini, çalisma gücünü ve dikkatini arttıracağını biliyordu.

ETİKETLEME
İnsanların kendi hakkında ya da başkaları hakkındaki yargılarını ifade eden sözler çok önemlidir. Eğer kendinize "ben dikkatsiz biriyim" etiketini yapıştırırsanız, aksi olmanız imkansızlaşir. "Ben sinirli biriyim" dediğinizde bu sözcük bilinçaltınıza bir emir olarak gidecek ve siz her olay karşisında sinirli bir insan gibi tepki vereceksiniz. Üstelik başka insanlar da size "o sinirli biri" diye etiket vurarak başlangıçta sizin kendi kendinize yaptığınız bu yargıyı kendi kaderiniz haline getireceksiniz.
O halde kendi kendimize olumsuz etiketler kondurmak tuzağına düşmeyelim. Tam tersine olumlu ve pozitif sözcüklerle kendimizi isimlendirelim. "Ben başarılı bir insanım", "Ben şanslı bir insanım" gibi.
Hatta bu etiketlendirmeler bir süre sonra o insanın kimliğini meydana getiren genellemeler haline geliyor. Bunlar kendinizi hangi gözle gördüğünüzü belirten sözcüklerdir. "Ben zavallının tekiyim" şeklinde bir tanımlandırma o kişiyi gerçekten zavallı bir hale getirmeye yetecek hareketi başlatan tetik görevi görür. Oysa "Ben güçlü ve olgun bir insanım" şeklinde kendinizi değerlendiriyorsanız, bir süre sonra gerçekten öyle olacaksınız demektir.
ALTERNATİF SÖZCÜKLER LİSTESİ
Gündelik hayatta bilmeden, düşünmeden kullandığımız bizi kötü etkileyen bir çok sözcük vardır. Bunların bir kaçı için yeni sözcükler düşünerek bir liste hazırladım:
Kavanoz dipli dünya-Üzerinde rahatça dolaştığımız
Kahpe felek-Benim seçtiklerim
Bunalımdayım-Yeni bir dönem yaşiyorum.
Nasılsın? Diye sorulduğunda "Ehh! Fena değilim" yerine "çok iyiyim",
Çok sinirlendim-biraz bozuldum
Yine başaramadım-Acaba yine neyi eksik yaptım?
Ve bunu gibi sözcükler…….
Bu listeyi siz kendiniz, kendi hayatınızda kullandığınız sözcükleri düşünerek geliştirebilirsiniz şüphesiz.

İÇİ BOŞALTILMIŞ SÖZCÜKLER
Anlamları düşünülmediği zaman ne kadar doğruyu ve gerçeği ifade ederse etsin sözler içi boşaltılmış kavramlara dönerler. Tanrı sözcüğü bile üzerinde düşünülmediği, gerekli gereksiz kullanıldığı zaman anlamını yitirebilir. İnsanlar görünüşte çok önemli ve değerli şeyler konuşuyormuş gibi gözükse de düşünülmeden yapılan bir konuşma etkileyici olmaz. Havada uçup, kaybolup giderler.
Fakat asıl işin tehlikeli yanı bu önemli sözleri söyleyen insanların bir süre sonra kendilerini bilgili sanmaya başlamalarıdır. Gerçekte olup biten şey karşilıklı uçuşan sözcüklerden başka bir şey değildir. Sözler kulağı geçip, akla oradan gönle gidemezler. Bir çok insan ağzı dolu dolu "Demokrasi", "İnsan Hakları", "Laiklik", "Adalet", "Din", "Özgürlük" sözleri eder. Ama üzerinde iyi düşünülmediklerinde bu kavramları ancak dar bir çerçeveden hatta belki çarpitilmis olarak algılarlar. O zaman belki de aynı şeyi söyleyen iki insan bile sözcüklere farklı anlamlar yüklediği için, anlaşamayıp, tartışabilirler.
SONUÇ: Kendi hayatımızla, dünya ile insanlarla ve Tanrı'yla ilgili kavramları ele alıp, onları en doğru şekilde kullanmak için şüphesiz önce düşünmek gerek.
Sonra bulduğumuz sözü en güzel şekilde kullanıp, hayatımıza sokmak, sonra da bu sözün ateşlediği hareketle her şeye yeni bir can, yeni bir hareket, yeni bir perspektif kazandırıp, yeni bir gerçeklik yaratmak.
Yani özümüze uygun bir dünya yaratmak:

İyi, güzel, doğru bir Dünya!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 23/01/09

MesajKonu: Geri: "SÖZ" ÜN KARŞI KONULMAZ GÜCÜ   Salı Ocak 27, 2009 9:48 pm

"KULLANILMAYA"açıksa kavramlar,onu karşılayan sözcükler,azgelişmişliğin en belirgin özelliklerine peyderpey dejenere edilmeye mahkum olurlar.Ülkemizde en çok sömürülen şeyse değer yargılarımızdır,bunlara sahip çıkıp üzerinden prim yapmalarına izin vermezsek o zaman bizi biz yapan değerlerimizede sahip çıkmış oluruz.Aya ayak basıldığı gece Fransa'nın başbakanı acil toplantı yapmış;dilimize yeni terminolojiler girecek ne yapabiliriz diye.Dini bütün insanlarada tavsiyem politikaya çok alet edilir oldu inancımızı sömürülmekten koruyalım diye girişimde bulunurdum önlem alırdım.Buralardan çıkışla kamplar yaratılıyor,bizden olanlar değiller,cennetlikler cehennemlikler,bunlar sömürüdür ve en büyük inançsızlıktır.Bu ülkede doğupta vatanını sevmeyen yoktur,sanmıyorum,ama vatanseverlik adına yanlış kanallara çekilen sürüyle insanımız var,çünkü duyguların standardı olmaz,sınırları az çok fazladan başka ölçülebilirliği yoktur.Göstergeler sorgulanabilir değildir,neredeyse tabudur,olduğu gibi kabullenilir doğmatikliğe varsada,çünkü kavram bireyi bazen derin düşünmekten korur sorgulanmaz.Duygularınızı tam olarak ifade edebileceğiniz bir sözcük bulamıyacağınız anlar kadar,çok fazla arkasına sığınılıpta katlediilmiş sözcüklere rastlamakta mümkün lol!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://millibirlik.hareketforum.com
 
"SÖZ" ÜN KARŞI KONULMAZ GÜCÜ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» BiLL : "HayaLim MahvoLdu" BiLL'Le AmeLiyat Hakkında...
» KARŞIYAKA LİSESİ’NİN TARİHSEL GELİŞİMİ
» Sivilcelere karşı maske
» PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED(S.A.V)"DEN HADİS-İ ŞERİFE GÜZEL VE ÇİRKİN
» Recep Ivedik Turkcell Tavuk Reklamı "Psikolog" RepLikLeri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: AYDINLAR SUSTURULURMAMALI-
Buraya geçin: