MİLLİ BİRLİK HAREKETİ

Korku ve baskıyla gündem saptırılarak ülkemizin gerçek sorunlarının gözardı edilmesine gözyummadan milli birlik ve beraberlik içinde vatanına, milletine, dini ve milli değerlerine, cumhuriyetine korkmadan sahip çıkmak isteyen onurlu TÜRK insanının sesidir
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 YEREL YÖNETİMLERDE KATILIMCILIK VE HESAP VERME

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
serdar33
forum assubayı
forum assubayı


Mesaj Sayısı : 199
Kayıt tarihi : 13/02/09

MesajKonu: YEREL YÖNETİMLERDE KATILIMCILIK VE HESAP VERME   Paz Şub. 15, 2009 10:38 pm

Yrd. Doç. Dr. İsmet TİTİZ SDÜ. İİBF İşletme Bölümü,
Isparta Belediyesi Mali Danışmanı



Ülkemizdeki son mahalli idareler yasasındaki düzenlemeler ve çalışmalar, çoğulcu örgütsel katılımın, idarede etkinliğin şeffaflığı, hesap verilebilirlik, katılımcılık, gönüllülüğün ve yerelliğin etkinliği esas alınmıştır. Bugün merkezi idarenin tekrar stratejik uzun vadeli ekonomi programa yönelmesi, mahalli idarelerinde bölgesel sivil toplum kuruluşları ile bu proje içinde yer almasını ve projedeki etkinliğini göstermesi bölgesel olarak yapacağı çalışmalara bağlı olacaktır.



Belediye Yönetişiminde Katılımcılık

Mahalli idarelerin yönetiminde, dolayısıyla belediyelerde sürdürülebilir bir gelişmenin ve sivil toplumcu karların alınması için, sorunların çözümünde ortak olunması, güzelliklerin birlikte oluşturulmasında katılımın gerçekleştirilmesi çok önemlidir. Belediye sınırları dahilindeki bölgesel sorunların çözümünde, mevcut örgüt yönetimleri tarafından iyi gözlemleme, analiz, stratejik düşünceyle yaklaşım ve toplumsal katılım ile mümkün olur. Günümüz modern yönetim yaklaşımında, tüm sorunların üstesinden gelmek, merkezi yönetim yaklaşımıyla değil, çoğulcu bölgesel tüm aktörlerin katılımı ile daha etkin olmaktadır. Yerel yönetim aktörleri, sivil toplum kuruluşları (STK), mesleki kuruluşlar, kumu idaresi temsilcileri ve merkezi idare dışındaki tüm kuruluşlar akla gelecektir. Yönetişimde temel esas, tüm aktör ve kuruluşların katılımıyla, çok renkli ve etkin kararların alınmasını, bölgesel kalkınmaya hızlı ve barışçıl bir yaklaşım sağlamaktır. Belediyelerin siyasal yönün olması dolayısıyla, kararlarda katılımcılık, kamusal destek çok aktörlü yönetişim anlayışını getirmek önemlidir. Demokratik bir sistemin gereği olan, temsil, katılım ve denetim belediye yönetiminde de kaçınılmaz unsurlardır. Yönetim ve yönetim sürecinde bu fonksiyonlardan birinin eksik olması durumunda yönetişim anlayışından da söz etmek bir eksikliktir.

Küreselleşme ile kaybedilen ya da kaybetme ihtimali olan bazı bölgesel değer ve kaynakların korunmasının birincil ve en önemli aktörü belediyelerdir. Belediyenin bu aktörlüğünü yerine getirirken bölgenin ekonomik, sosyal ve çevresel alanlardaki tüm yönetim örgütleri ile uyumlu olması, faaliyetlerinin izlenmesinde hesap verilebilirliğin ön planda olması, etkin ve verimli bir yönetişim anlayışının esasını yerine getirmiş olacaktır. Küreselleşme ile artan rekabet, her birimin daha etkin, rasyonel bir yapılanma sürecinde olmasını, alınacak kararlarda daha katılımca bir anlayışın olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluktan kaynaklanan düşünce anlayışıyla belediye yönetimleri, kararlarında hukukun üstünlüğünü, açıklık, şeffaflık, sorumluluk inancı, hesap verilebilirlik, güvenirlilik ve tutarlılık ilke ve değerlerle yönetilmelidir. Bu yönetim yaklaşımında, yönetimi terk edip, görev ve sorumluluktan kaçarak idareyi başkasına bırakmak anlamı algılanmamalıdır. Kararlarda destek sağlayacak, yönetişimin diğer unsurları ile kararları paylaşarak en etkin ve doğru olanı bulma çabası ve gayretinde olma eylemleridir.

Ülkemizdeki son mahalli idareler yasasındaki düzenlemeler ve çalışmalar, çoğulcu örgütsel katılımın, idarede etkinliğin şeffaflığı, hesap verilebilirlik, katılımcılık, gönüllülüğün ve yerelliğin etkinliği esas alınmıştır. Bugün merkezi idarenin tekrar stratejik uzun vadeli ekonomi programa yönelmesi, mahalli idarelerinde bölgesel sivil toplum kuruluşları ile bu proje içinde yer almasını ve projedeki etkinliğini göstermesi bölgesel olarak yapacağı çalışmalara bağlı olacaktır. Belediyelerin bölgesel sivil toplum kuruluşlarını çalışmalara dahil etmesi, alınacak kararları önceden tartışma ortamına getirmesi, her türlü görüş ve alternatif projeye açık olarak kucak açması gerekir. Tartışma konusu bir yatırım ya da projenin henüz sonuçlanmadığını, fakat bu projenin yapılması gerekliliğinin de açık ve net olarak kamu tarafından desteği gereklidir. Öyleyse belediyeler açısından yönetişim kavramı; bölgesel kaynakların kullanımını ve kontrolünü elinde bulunduran idarecilerin, mevcut kaynakları ekonomik ve toplumsal gelişme amaçlı ne, nerde ve nasıl kullanılması gerektiğini açık, şeffaf ve hukuki yetkiler dahilinde, diğer örgütsel yapılanmalarla katılımcı bir yaklaşım sergilemektir.

Yönetişim kavramı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programını (UNDP) göre; bir ülkedeki ekonomik, siyasi ve kamu idaresinin her aşamasındaki faaliyetleri ve yönetsel işlevlerdir. Dünya Bankası olaya daha sosyal bir yaklaşım yaparak şöyle tanımlamıştır; şeffaf, ve öngörülebilir karar sürecinin profesyonel bürokratik yöntemle, merkezi idarenin işlem ve faaliyetlerinden sorumlu katılım anlayışıyla, hukukun üstünlüğü esasına dayalı sivil toplum düzenini kurmaktır. Diğer bir ifade ile yönetişim; kamu idaresinde temsil, katılım ve denetimin etkin, idare üzerinde etkili bir sivil toplumun, hukukun üstünlüğünün merkeziyetçilikten uzak yerinde yönetim, yönetimde açıklık ve hesap verme sorumluluğu içinde, kalite ve ahlaki değerlerin, ilke ve sınırlamaların, rekabet ve piyasa ekonomisi ile uyumlu, alternatif hizmet sunum yöntemlerinin ve çağdaş teknolojilerinin kullanımına açık siyasal ve ekonomik yürütmeyi ifade eder. Yönetişimdeki başarı; ancak konulacak sivil katılımlı yönetim ilke ve bu ilkeleri gereği gibi uygulayıp sahip çıkmakla mümkün olur. Yönetişimde yasama, yürütme, yargının işleyişi ile ilgili kurallar ve sınırlamalar merkezi idare için önemli olduğu gibi, belediyeler içinde önelidir. Yeni mahalli idarelerdeki yönetim anlayışı ile yönetişimde, vergilendirme sistemi, bütçeleme, eğitim faaliyetleri, yargı bağımsızlığı, seçilmişlerle atanmışların yetki ve sınırları ile iç ve dış denetimde bağımsız anlayışın hakim olması esastır. Bu gelişmelerde belediyelerdeki yönetişim düşüncesini ayrı bir değere ve öneme taşıyacaktır. Yönetişimin temel unsurları aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

İyi yönetişimin temel ilkeleri;



· Yönetimde açıklık,

· Hesap verilebilirlik,

· Yönetimde etik anlayışı,

· Hukukun üstünlüğü,

· Sivil toplum ve katılımcılık anlayışı,

· Denetim,

· Toplam kalite,

· Serbest piyasa ekonomisi yaklaşımı,

· Yerinden yönetim anlayışı,

· Kurallar ve sınırlamalar,

· Dijtal devrime uyum anlayışı,



Yönetişim Gerçekleştirilmesinde Belediyelerde Hesap Verilebilirlik


Belediyelerimizin ve siyasi partilerin mahalli idarelerdeki başarısında yol gösterici bazı görev, sorumluluk ve eylemlerden kaçınmamaları gerekir. Özellikle düzenli olarak yapılan ve yapılacak, projeler konusunda kamuyu bilgilendirme kanallarına işlerlik kazandırmaları, dolaylı olarak da olsa, halkın yapılacak yatırım veya yatırımcılara yönelik kararlarda etkin olmalıdırlar. Belediyeler özel söktür yatırımcıları açısından, engelleyici, aşılmaz bir yer olmaktan çok, karlı, gelecekte bölgesel ekonomik etkinliği fazla olan, alanlarda destekleyici ve teşvik edici rolü üstlenmelidir. Özel sektör odaklı ekonomik yönetişim yaklaşımı, özel sektörün kaynakları kullanma, yapılacak yatırımların bölgesel kalkınmaya, istihdama ve diğer yatırımcı firmaları cezp etmeye kadar her yönüyle değerlendirmek gerekir.

Yönetişim anlayışında hesap verilebilirlik; siyasi, mali ve hukuki hesap sorma yöntemleriyle, kamu mali sisteminin ulusal ve uluslararası normlara uygun olarak denetiminin sağlanmasıdır. Şeffaflık ilkesi ile iç içe girmiş olup bir birini tamamlayan hesap verilebilirlik, her türlü yerel ihtiyaçların karşılanmasındaki faaliyetlerin organizasyonun ve üretim ve hizmet üretimine yönelik yatırımları yürütenlerin ve koordine eden yönetici ve kurumların yaptıklarını gerekçelere dayandırarak ilgili gruplara açıklaması ve topluma karşı daha duyarlı olması anlamındadır. Diğer bir ifade ile belediyelerde hesap verilebilirlik, belediyelerde alınan karların politik ve sosyo-ekonomik maliyetinin her yönüyle karar alıcılar tarafından üstlenilmesi anlamındadır.

Belediye bütçesi, belediye gelirlerinin bir arada sunulduğu ve harcamalar konusunda öneride bulunulduğu teknik bir araçtan ibaret değildir. Bu aslında belediyenin yıl boyunca yaptığı en önemli faaliyetlerinin mali göstergesidir. Belediyenin sosyo-ekonomik durumu, bu durum çerçevesinde yatırım politikalarını, önceliklerini, gelir kaynaklarını ve gider dengelemesini gösterir. Belediye bütçesi, belediyenin hem kendi geçmiş dönemleri ve hem de kendinden önceki diğer yöneticilerin dönemleri ile gelir ve giderlerinin performansını değerlendirme araçlarından da biridir. Belediye bütçesi, belediyenin şeffaflığın, hesap verilebilirliğin ve iyi yönetişimin esas göstergelerinden biridir. Belediye bütçesi, gelir kaynaklarının hangi alanlara, yatırımlara, hizmetle vb. harcamalara sarf edildiğini, meclis üyelerine, sivil toplum kuruluşlarına, vatandaşlarına ve diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşları ile şeffaf bir yönetişim sağlamış olmaktadır. Belediyelerin şeffaflığın bir adım daha ilerisini dikkate alarak, yapacağı yatırım ve hizmetleri önceden kamu oyuna açıklayarak, ilgili taraflardan görüş, anketlerle, forumlarla, iletişim araçları ile vb. yöntemlerle vatandaşın eğilimini, tercihlerini değerlendirerek yönetişim anlayışını en üst düzeyde gerçekleştirebilir. Böylece, vatandaşların belediyeden hangi alanlarda öncelikli yatırım ve hizmet beklediği de tespit edilmiş olacağından, yerel yönetişim gerçekleştirilmiş olacaktır. Belediye projelerini, yatırımının ve hizmetlerinin yürütülmesinin her aşamasında, halkın bilgilendirilmesi hem şeffaflık ilkesi ve hem de hesap verilebilirliğin gereği yerine getirilmiş olacaktır.

Belediyeler kendilerine ait mali kaynakları oluşturmada ve sunacağı hizmetlerde etkinliği sağlamak amacıyla yerel yönetimler, vergi, harç, ücret, resim vb. gelir kaynakları üzerinde tam ya da kısmı bir kontrol sahip olmalıdır. Belediyeler merkezi idarenin belirleyeceği gelir kaynaklarında alt ve üst sınırları içerisinde konusunu ve oranını belirlerken ilgili tarafların görüş ve desteklerini alarak vatandaşların katılımını sağlayarak yönetişim anlayışında katılımcılığı uygulamak gerekir.



KAYNAKÇA

http://www.canaktan.org/politika/yonetisim/ozellikler.htm

http://www.youthforhab.org.tr/tr/kaynaklar/icerikler/bm/bm-07.html

http://www.dcaf.ch/oversight/proj_turkish_6.pdf

http://www.canaktan.org/politika/yonetisim/ideal-devlet-ilkeler.htm

Ayşe Güner, Serdar Yılmaz, “Türkiye’de Yönetimler Arası Mali Transfer Sisteminin Sorunları”, http://www1.worldbank.org/wbiep/decentralization/ecalib/yonetimler.pdf

Ayman Güler, Birgül. Devletin Yeniden Yapılandırılması,

http://www.bes.org.tr/yorum/ yeniden-yapılanma.htm

Yılmaz, Gaye. “Yönetişim”, Evrensel Kültür Dergisi, Sayı 122, Şubat 2002, Doğa Basım.
http://www.canaktan.org
http://www.cevko.org.tr/surdur/rapor-turk/5%20-%20yönetisim.enson.pdf
http://www.cevre.gov.tr/ındex_trk.htm.
http://www.evrensel.net
http://www.euturkey.org.tr/abportal/uploaads/files/ABYONETISİM.ppt.4944
http://www.un.org.tr/undp/governance_tr.htm.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
YEREL YÖNETİMLERDE KATILIMCILIK VE HESAP VERME
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ BİRLİK HAREKETİ :: İlk kategoriniz :: KENTSEL YAŞAM-YEREL YÖNETİMLER-
Buraya geçin: